2008 Mısır taban fiyatları açıklandı

Print Friendly

Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker, mısır alım fiyatının 43 YKR olarak açıkladı. Gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Gümüşhane`ye gelen Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, mısır alım fiyatını açıkladı. Bakan Eker, fiyatın 43 YKR taban, 4 YKR`de kilobaşı prim olduğunu belirtti. Eker, toplam fiyatın ise 47 YKR olduğunu ifade etti. Bakan Eker, Toprak Mahsulleri Ofisi`nin yarından itibaren mısır alımına başlayacağını vurguladı. (Cihan) 2008-08-25 Haber5 

`Mısır piyasası demirsiz gemi gibi`

Print Friendly

Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, mısır taban fiyatının halen açıklanmamasının tüccar ile üretciyi çıkmaza soktuğunu kaydetti. Şaban Baş, `Ne tüccar, ne de üretici nasıl hareket edeceğini bilmiyor.Bir yandan taban fiyat açıklanmıyor, diğer taraftan da mısır ithalatı yapılıyor. Milletvekilerimiz, parti söylemlerini bir kenara bırakıp, ne yapacağını bilmeyen üretici ve tüccarın önünü açsın` dedi.

Türkiye`nin mısır gereksiniminin yüzde 50`sinin karşılandığı Çukurova, üreticisi ve tüccarıyla taban fiyatın açıklanmasını bekliyor. Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, açıklanmayan taban fiyatın ilgili her kesimi sıkıntıya soktuğunu ifade ederek, `Taban fiyatın neden açıklanmadığını anlamak mümkün değil. Çünkü halen, üretici hangi fiyattan satacağını, tüccar da hangi fiyattan alacağını bilmiyor. Buna rağmen mısır alım satımı yapılıyor. Piyasa, `demirsiz gemi` gibi kendiliğinden sürüklenip, bilinmeyene doğru ilerliyor. Ortada taban fiyat olmadığı için çiftçi kar mı etti, zarar mı bilemiyor. Aynı durum tüccar için de geçerli. Hükümetin, piyasalarda yaşanan bu belirsizliği, bir an önce taban fiyatı açıklayarak gidermesi gerekiyor` DEDİ.
Yapılan anlamsız uygulamalarla çiftçinin mısırdan kaçışa zorlandığını da ifade eden Şaban Baş, halen belirsizlik devam eden taban fiyatın açıklanırken, son 1 yılda gübrede yüzde 180, motorinde yüzde 40 artış yaşandığının mutlaka dikkate alınmasını istedi. Baş, `Burada en büyük görev Tarım ve Köyişleri Bakanı ve Adana`yı temsil eden milletvekillerimize düşüyor. Özellikle Adana milletvekillerinin, parti ayrımı gözetmeden yaşanan soruna çözüm üretmesi gerekiyor` şeklinde görüşlerini ifade etti.

2008-08-24 Zaman

Aspir çiçekleri kolesterolü düşürmeye yardımcı oluyor

Print Friendly

Aspir(Latince bilimsel adıyla Carthamus tinctoria) ya da çiçekleri katıştırma amacı ile safran yerine satıldığı için `yalancı safran` olarak bilinen ve eskiden beri bazı yörelerimizde yetiştirilen bir bitki. Çiçekleri ülkemizde bazı bölgelerde sarı boya olarak kullanılmakta, Gaziantep`te ise `orman` isimli bir yemeğe renk vermek amacıyla katılmaktadır. Meyveleri papağan yemi olarak satılmaktadır. Çiçekleri beş dakika kaynatılarak çay halinde içildiğinde öksürüğün tedavisinde yararlı olmaktadır.

Bitkinin tohumlarında yüzde 30-40 civarında doymamışlık bakımından zengin bir yağ bulunur. Yağın bileşiminde yüksek doymamışlığa sahip `linoleik asit` oranı yüzde 70-90 kadardır. Bu nedenle sağlıklı bir yağ olarak yemeklerde kullanılması önerilmekte ve ülkemizde son dönemlerde farklı bölgelerde tarımı ve kullanımı desteklenmektedir.

İLAÇLAR KADAR KUVVETLİ

Tohumların yüzyıllardır Çin, Kore, Japonya, Tayland gibi Uzakdoğu ülkelerinde iltihaplı hastalıklar (romatizma, kronik böbrek iltihabı), kalp ve damar hastalıkları (damar tıkanması, yüksek lipit ve kolesterol) ile osteoporoz ve kemik erimesi gibi dejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Son yıllarda aspir bitkisinin tohumları ve çiçeklerinin bilhassa kolesterol ve kemik erimesi üzerindeki etkilerini ortaya koyan çalışmaların sayısında bir artış dikkati çekiyor.

Yeni yayınlanan bir çalışmada, aspir çiçeklerinin Tayland`da halk arasında çay halinde kolesterolü düşürmek ve damar tıkanıklıklarının önlenmesinde kullanıldığı bilgisinden hareketle bu etkisini ispatlamak için yürütülen bir deneysel çalışmanın bulguları sunuluyor. Yüksek kolesterol içeriğine sahip bir program ile beslenen sıçanlardan bir gruba iki hafta, diğer gruba ise dört hafta boyunca bitkinin çiçeklerinden hazırlanan özütler verilmiş. Bu süreç içerisinde hayvanların vücut ağırlıkları, yedikleri gıda miktarı, plazma kolesterol seviyeleri izlenmiş. Deney sonucunda hem iki hafta ve hem de dört hafta aspir özütü verilen gruplarda total kolesterol seviyesinde belirgin bir düşme, iyi huylu kolesterol (HDL) seviyesinde ise bariz bir artış gözlenmiş. Kolesterol düşürücü etkisinin bu amaçla kullanılan ilaçlar (atorvastatin) kadar kuvvetli olması dikkat çekici. Bir başka çalışmada ise, aynı şekilde tohum özütünün kuvvetli antioksidan etkisine bağlı olarak düşük yoğunluklu kolesterolün (LDL) oksitlenmesini engellediği ve dolayısıyla kalp krizi riskinin azaltılmasında yararlı olduğu deneysel olarak ortaya konulmuş.

OSTEOPOROZA KARŞI ETKİLİ

Aspir tohumlarından Uzakdoğu ülkelerinde bilhassa Kore`de kemik oluşumunu artırarak osteoporozun önlenmesinde ve kemik onarımının sağlanmasında yardımcı olmak üzere yararlanılmaktadır. Bilhassa kadınlarda menopoz dönemlerinde östrojen hormonu eksikliğine bağlı kemik erimesinde koruyucu rolü olduğu ileri sürülmektedir. Bu etkilerin doğruluğu deney hayvanları üzerinde yapılan bazı çalışmalar ile ortaya konulmuş, aspir yağının sekiz hafta süre ile uygulanması suretiyle kemik erimesine bağlı gelişen faktörlerde belirgin bir iyileşme gözlenmiş.

Peki Aspir ne derece güvenli? Bitkilerin olası zararlı etkileri ile ilgili bilimsel kaynakları incelediğimde, tohumların yağıyla ilgili herhangi bir uyarı bulunmuyordu. Ancak çiçeklerin kanı sulandırması nedeniyle kan sulandırıcı ilaç kullananlarda dikkat edilmesi gerektiği, yine çiçeklerinin rahim hareketlerini artırması nedeniyle hamilelerde kullanılmasının düşüğe yol açabileceği uyarıları yer alıyordu.

Özetle yağı şu an piyasada bulunan yemeklik yağlar arasında doymamış bir yağ asidi olan linoleik asit oranı en yüksek olanı. Yani sağlıklı bir yemeklik yağ olmasının yanı sıra kemik erimesi ve osteoartrit gibi dejeneratif hastalıkların ve damar tıkanıklığının önlenmesi, yüksek kolesterolün düşürülmesi bakımından yararlı. Çiçekleri ise miktarı abartmadıkça (günlük en fazla 3 gram) güvenle kullanılabilir.

2008-08-24 Star  PROF. DR. Erdem YEŞİLADA

Köylüye DSİ darbesi

Print Friendly

Artan gübre ve mazot fiyatlarıyla başedemeyen Balıkesir çiftçilerinin şimdi de suları kesildi. DSİ, İkizcetepeler Barajından sulama için su kullanan 13 köyün suyunu kesti. Balıkesir`de, Devlet Su İşleri(DSİ) 25. Bölge Müdürlüğü, İkizcetepeler Barajı`ndan tarımsal su kullanan 13 köyün suyunu kesti. Balıkesir Belediyesi`nin isteği üzerine yapıldığı ileri sürülen bu uygulamaya en sert tepki Atköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Faruk Özen`den geldi.

 Özen, bu uygulamayı `DSİ`den köylüye ölüm vuruşu` olarak nitelerken, DSİ konuyla ilgili açıklama yapmadı. Özen, `Artan mazot ve gübre fiyatları ile zor günler geçiren çiftçilere bir darbe de DSİ`den geldi. Fakat bu darbe kelimenin tam anlamıyla ölüm vuruşu oldu. Tarlada suya muhtaç başta domates ve biberler olmak üzere tüm ürünler kurumaya terk edildi` dedi. Balıkesir Belediyesi ise Sulama Birliği`nin yaklaşık 17 milyon metreküp suyu sulama dönemi bitmeden kullandığını ileri sürdü. Vali Selahattin Hatipoğlu sorunun çözümü için devreye girdi. Suyu kesilen köyler şunlar; Selimiye, Çiçekpınar, Paşaköy, Atköy, Çandır, Balıklı, Taşköy, Aslıhan, Küçük Bostancı, Büyük Bostancı, Aslıhantepecik, Orhanlı ve Pamukçu.2008-08-24 Yeni Mesaj

Rusya`ya ihracat için güvenli çiftçi aranıyor

Print Friendly

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Rusya`ya yapılan yaş sebze-meyve ihracatında yeni bir sorunun yaşanmaması için `güvenli çiftçi` ve `güvenli ihracatçı` uygulaması başlatıyor. Bakanlık, sözleşmeli veya kontrollü üretim yapan `güvenilir çiftçilerin` belirlenmesi için harekete geçti.

KONTROLSÜZ İHRACAT

Bu çiftçilerden alınan ürünler, `güvenilir ihracatçılar` tarafından paketlenip, herhangi bir kontrol yapılmadan Rusya`ya ihraç edilecek. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Rusya`ya yaş sebze ve meyve ihracatının yapıldığı Antalya, Mersin, Adana, Hatay, Muğla, İzmir ve Bursa`da tarım il müdürlüklerine söz konusu uygulamanın başlatılması için talimat gönderdi. Buna göre, söz konusu illerde ilk aşamada örtü altı üretimi, narenciye üretimi ve organik tarım yapan üreticilerin ürünleri belirlenen kriterlere (üretilen ürün, üretim yeri, kullanılan zirai ilaçlar…vs kısacası üretim zincirindeki her aşamayı kayıt altına alacaklar) göre incelenecek ve bunlar kayıt altına alınacak.

KİMLİKLİ SEBZE

Denetimden geçen çiftçilere `güvenli çiftçi`, bu çiftçilerden ürün alan ihracatçılara da `güvenli ihracatçı` belgesi verilecek. Bu çiftçi ve ihracatçılarda sıkı analiz uygulamaları kaldırılacak ve azaltılmış kontrol sistemi uygulanacak. Güvenilir çiftçilere verilecek barkod numaraları, ürünler paketlenirken, paketlerin üzerine yansıtılacak. Ürünün hangi çiftçiden alındığı belli olacak ve çiftçiler üretim aşamasında denetlenecek.

İlaç kalıntısı gerekçe gösterildi

Rusya Federasyonu son olarak, Türkiye`den ithal edilen domates, patlıcan, patates, üzüm ve limonda ilaç kalıntısı bulunduğu gerekçesiyle 7 Haziran 2008 tarihinde Türkiye`den ithalatı durdurmuştu.

Laboratuvar masrafından tasarruf

Güvenli Çiftçilerden alınan ürünler yeniden kontrol edilmeyeceği için laboratuvar masrafları ortadan kalkacak. Bu nedenle ihracatçının bu sistemin içine dahil olmak için büyük çaba sarf edeceği belirtiliyor.

24.08.2008  ANKARA  2008-08-24 Yeni Şafak

Çağlayan: Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin

Print Friendly

Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk tarımının ancak modern tarım teknikleri ve teknoloji kullanımıyla dünya ölçeğinde rekabet edebileceğini, bu konuda Türk çiftçisinin çaba gösterdiğini söyledi. Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk tarımının ancak modern tarım teknikleri ve teknoloji kullanımıyla dünya ölçeğinde rekabet edebileceğini, bu konuda Türk çiftçisinin çaba gösterdiğini söyledi. Çağlayan, yaşanan gıda krizini değerlendirirken de `Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin“ diye konuştu. 2008-08-24 Takvim

Damlama sulamada yüzde 60 tasarruf

Print Friendly

Damlama sulama yöntemiyle su kaynaklarının daha tasarruflu kullanıldığı ve çiftçilerin kuraklıktan etkilenme oranının azaldığı açıklandı. Afyonkarahisar Tarım Müdürlüğü, merkeze bağlı Fethibey beldesinde çiftçilere biber, kavun, karpuz ve domateste damlama sulamanın kullanılma tekniklerini göstermek üzere tarla günü düzenledi.

Damlama sulama yöntemiyle su kaynaklarının daha tasarruflu kullanıldığı ve çiftçilerin kuraklıktan etkilenme oranının azaldığı açıklandı. Afyonkarahisar Tarım Müdürlüğü, merkeze bağlı Fethibey beldesinde çiftçilere biber, kavun, karpuz ve domateste damlama sulamanın kullanılma tekniklerini göstermek üzere tarla günü düzenledi.
Tarım İl Müdürü Hüseyin Ceylan, bu yöntemle su kaynaklarının daha tasarruflu kullanıldığını ve çiftçilerin kuraklıktan etkilenme oranının azaldığını söyledi. Tarla gününde konuşan Tarım İl Müdürü Ceylan, damla sulamada, klasik sulamaya göre yüzde 60 tasarruf sağlandığını bildirdi. Damla sulama sayesinde ürünlerin bazı kök ve mantari hastalıklardan korunduğunu belirten Ceylan, üründe verim ve kalitenin de doğal olarak arttığını açıkladı. İşçilik, gübre ve enerjiden tasarruf sağlaması gibi bir çok faydası nedeniyle damla sulamanın çiftçiler tarafından kabul gördüğünün altını çizen Ceylan, bu yöntemin daha da yaygınlaşması için her türlü eğitim ve yayım faaliyetlerini yaptıklarını ifade etti.

2008-08-24 Yeni Mesaj

Kuzey Kore`den `acıkma hissini geciktiren makarna`

Print Friendly

Gıda sıkıntısı çekilen Kuzey Kore, `acıkma hissini geciktiren` bir makarna türü geliştirdi. Gıda sıkıntısı çekilen Kuzey Kore`de, `acıkma hissini geciktiren` bir makarna türü geliştirildiği belirtildi. Japonya`da yayınlanan, Pyonyang yönetimine yakın olduğu belirtilen `Choson Shinbo` adlı bir gazetede yer alan haberde, Uzakdoğu makarnası olan `noodle`ın geliştirilen yeni türünde normalden 2 kat fazla protein ve 5 kat fazla yağ içerdiği savunuldu.

Haberde, `buğday ya da mısırdan yapılmış sıradan `noddle` tüketildiğinde bir süre sonra midenin boş gibi hissedildiği, ancak soya fasulyesinden üretilen yeni türün bu acıkma hissini ertelediği` ifadesi yer aldı.

Kendine yetecek besini üretemediği için dış yardıma bağımlı olan Kuzey Kore`de, 1990`lardan bu yana 1 milyon civarında kişinin gıdasızlıktan öldüğü tahmin ediliyor.

Kaynak : Anadolu Ajansı  2008-08-24 DunyaBulteni.Net     

Yumurtadan iri Kayısılar Avrupa`ya

Print Friendly

Beyaz kiraz ve elma üretimiyle ünlü Konya`nın Ereğli ilçesi, Roxsona çeşidi kayısısıyla da iddialı.Ereğli Tarım İlçe Müdürü Özkan Özgüven, beyaz kiraz ve bodur elmacılık açısından önemli gelişmeler kaydeden Ereğli`ye müdürlük olarak yeni bir ürün kazandırdıklarını söyledi. Yaklaşık 5 yıl öncesinde başlatılan çalışmalar kapsamında, Çukurova Üniversitesi`nden bazı öğretim üyelerinin de desteğiyle Roxsona adlı kayısı çeşidini Ereğli`ye getirdiklerini belirten Özgüven, albenisi yüksek bu çeşidin çiftçilerden ilgi gördüğünü bildirdi.

Bu çeşidin üretildiği alanın 500 dekara çıktığını vurgulayan Özgüven, şunları kaydetti:

“Yumurtanın yaklaşık 2 katı büyüklüğündeki, elma gibi kayısılar iriliği ve sertliği ile ihracata çok dayanıklı. Bu yüzden genelde ihracata gidiyor. Bu yıl 500 dekar alanda 400 ton üretim oldu. Bu üretimin önemli bölümü Avrupa ülkelerine ihraç edildi. 500 dekardaki bütün ağaçlar meyve vermiyor. Gelecekte yeni dikilen fidanların meyve vermesi ve yeni bahçelerle birlikte kayısı da ciddi anlamda söz sahibi olacağız.“

100-120 gram ağırlığındaki kayısıların yurt dışında beğenildiği bilgisini aldıklarını vurgulayan Özgüven, “Çiftçi bu kayısıdan iyi para kazanıyor. Birçok çiftçi yeni bahçe kurmak için bizden yardım istiyor. Yeni kurulacak ve kurulmuş bahçeler için çiftçilere budama ve bahçe bakımı eğitimi veriyoruz“ dedi. 2008-08-18 www.ekoyol.com

 

Mısır Sorunları Anlatıldı

Print Friendly

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (Tzob) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mısır Üreticisinin Gelecek Yıllarda Bu Üründen Kaçmasını Engellemek İçin Toprak Mahsülleri Ofisi`nin Alım Fiyatı Açıklaması ve Bu Fiyatın En Az 50 Kuruş Olması Gerektiğini Söyledi.Bayraktar, Adana`nın Seyhan ilçesi Çaputçu köyünde hasadı yapılan bir mısır tarlasında basın toplantısı düzenleyerek mısırda yaşanan sorunları anlattı. Yem sanayi başta olmak üzere yağ sanayisinde, nişastaya dayalı şeker sanayisinde ve biyoyakıt üretiminde

 kullanılan mısırın üretiminde dünyada yüzde 2 azalma olmasına rağmen tüketimde yüzde 3 artış olduğunu belirten Bayraktar, dünya üretiminin talebi karşılamadığını vurguladı. ABD başta olmak üzere Arjantin ve Brezilya`da mısırın biyoyakıt olarak kullanımında artışın her yıl arttığını kaydeden Bayraktar, dünya piyasalarında ucuza mısır bulma devrinin sona erdiğini ifade etti. Türkiye`de 2004 yılında mısıra verilen prim sebebiyle 2005 yılında mısır üretiminin 4.3 milyon tona çıktığını söyleyen Bayraktar, `Ancak mısır üretiminin artması sonucu o yıl TMO mısıra iyi bir fiyat vermemiştir. 26 kuruş verilen fiyat serbest piyasada 14 kuruşa kadar düşmüştür. 2005 yılında üretici mısır ektiğine pişman olmuştur. 2006`da buna bağlı olarak üretim 3.5 milyon tona kadar gerilemiştir. Geçen yıl hatalı politikalar sonucunda 1.1 milyon ton mısır ithali yapılmıştır.` dedi.
Bu yıl 4.3 milyon ton üretim beklendiğini ve bunun TMO tarafından açıklanan rekolte beklentisi olduğunu dile getiren Bayraktar, mısırda olumlu beklenti olmaması, TMO`nun alım fiyatı açıklamamasının ikinci ürün mısır ekiminden kaçışı beraberinde getirdiğini ve bu yıl 500 bin ton daha az bir üretimin bu kaçış sebebiyle gerçekleşeceğini anlattı. TMO ve hükümetten üreticiyi mısır ektiğine pişman etmemesini isteyen Bayraktar, `Biz üretimle bu ülkeyi mısır ithalatçısı olmaktan kurtardık. Türkiye 2005 yılında yaptığı hatayı yapmamalıdır. Bu sene mısırın ofis tarafından alım fiyatı derhal açıklanmalı ve bu en az 50 kuruş olmalıdır. Artan maliyetle üretim yapan üretici gübrede yüzde 180, mazotta yüzde 40 artışla karşı karşıya kalmıştır.` diye konuştu.
Üreticinin çiftçiliği bir kumar olarak görmekten bıktığını, ektiğini satıp para kazanacak mıyım kazanamayacak mıyım endişesi ile uykusunun kaçtığını belirten Bayraktar, `Üreticiyi mısırdan kaçınırsanız Türkiye yeniden bir mısır ithalatı ile karşı karşıya kalır. Buna sebep olanlar da bu ülkeyi yönetenler olur.` dedi.
Tüccara da seslenen Bayraktar, işe emeğini veren, sermayesini koyanın çiftçi olmasına rağmen malı alıp satan tüccarın çiftçinin sırtından para kazandığını belirtti. Bayraktar, şöyle konuştu: `Sırtımızdan para kazanan tüccar bizi ayağımızdan vurmasın. Bizi ayağımızdan vuramazlar kendi kendilerini ayaklarından vururlar. Zira üretici mısırdan kaçıp ekim yapmazsa hangi ürünü nerede bulup ticaretini yapacaklar. Türkiye ithalatçı olursa bundan tüccar payına düşeni alabilir mi?`
Dünyada gıda fiyatlarının sürekli artacağını ve Türkiye`nin tüm tarım politikasını sürdürülebilir hale getirmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, üreticilerden biraz daha sabrederek piyasaya ürün arzını yavaşlatmasını, bunun fiyatları yukarıda tutma adına faydalı olacağını da sözlerine ekledi.
Bayraktar`ın basın toplantasına Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Durmuş Halis ile bölge çiftçileri katıldı.

2008-08-17 www.adanamedya.com