Sahurda Süt İçerek Tok Kalın

Print Friendly

sahursutUzmanlar, sıcak yaz günlerine denk gelen Ramazan dönemini en sağlıklı şekilde geçirmek için sahurda süt içilmesini öneriyor. Protein değeri yüksek olan süt 5 saat boyunca tokluk hissi veriyor. Ramazan ayıyla birlikte sağlıklı beslenme konusuna dikkat çeken uzmanlar, oruç tutanların mutlaka sahura kalkmalarını öneriyor. Uzmanlar ayrıca, sahurun açlık süresini kısaltacağını ve içilen 1 bardak süt ile bu sürenin daha da uzatılmasının mümkün olduğunu vurguluyor. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, Ramazan ayında beslenme konusunda yanlış uygulamalara dikkat çekerek, sağlıklı bir oruç için mutlaka sahura kalkılması gerektiğini ifade ediyor. İnanç, sahurda mideyi daha geç terk eden, kan şekerini çok hızlı değiştirmeyecek besinlerin tercih edilmesini öneriyor. Bir bardak sütün mide boşluğunu hissettirmeden insanı 5 saat tok tuttuğunun bilimsel olarak da kanıtlandığını belirten İnanç, sahurda 1 bardak süt içilmesini öneriyor.Protein içeriği yüksek olan besinlerin midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdiğini söyleyen İnanç: “Süt hem protein içeriği yüksek olan bir besin olması nedeniyle tokluk hissetmemize yardımcı oluyor hem de sıvı ihtiyacının karşılanmasına destek oluyor. Sütün bileşimindeki yağ midede uzun süre kalarak tokluk duygusunun uzun sürmesini sağlıyor” dedi.

Kaynak : Biga Çarşamba Gazetesi

Deniz Küstü ! Su Ürünleri Azalıyor !

Print Friendly

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerinden elde ettiği istatistikler açıklandı. Türkiye’nin su ürünleri üretimi 2013 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 5,8 azalarak 607 bin 515 tona indi. Üretimin yüzde 48,6’sını deniz balıkları, yüzde 7,2’sini diğer deniz ürünleri, yüzde 5,8’ini içsu ürünleri ve yüzde 38,4’ünü yetiştiricilik ürünleri oluşturdu. Su ürünleri avcılığı 2013 yılında yüzde 13,5 azalırken, yetiştiricilik yüzde 9,9 arttı. Avcılıkla yapılan üretim 374 bin 121 ton olurken, yetiştiricilik üretimi ise 233 bin 394 ton olarak gerçekleşti. Deniz ürünleri avcılığı bir önceki yıla göre yüzde 14,5, içsu ürünleri avcılığı ise yüzde 2,9 azaldı. Yetiştiricilik üretiminin yüzde 52,7’si içsularda, yüzde 47,3’ü denizlerde gerçekleşti. Deniz ürünleri avcılığı ile yapılan üretimde ilk sırayı yüzde 51’lik oran ile Doğu Karadeniz Bölgesi aldı. Bu bölgeyi yüzde 21,7 ile Batı Karadeniz, yüzde 12 ile Marmara, yüzde 9,4 ile Ege ve yüzde 5,9 ile Akdeniz Bölgeleri izledi.

Kaynak : Çanakkale Bigazete

Hasatta Ürün Kaybı Yapana Yasal İşlem Yapılacak

Print Friendly

logo_trEdirne Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, biçerdöverlerle hasat sırasında ürün kaybına sebep olanlar ile görevlilere karşı gelenler hakkında yasal işlem yapılacağını duyurdu.  Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, çiftçilerin büyük emek ve masrafla üretmiş oldukları hububat ile diğer ürünlerin, biçerdöverlerle hasat edilmeleri sırasında meydana gelen dane ve sap kayıpları ile dane hasarlarını önlemek amacıyla, her yıl olduğu gibi 2014 yılı hasat döneminde de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca görevlendirilen kontrolörler tarafından tarla kontrolleri yapılacağına dikkat çekilerek şöyle denildi:

 “1.Biçerdöver sahipleri, hasat sezonundan önce, biçerdöverlerini tekniğine uygun bir şekilde bakım ve ayarlarım yaptırarak, hasada hazır hale getireceklerdir.

 2.Biçerdöver sahipleri, biçerdöverlerini operatör belgesi olmayan sürücülere kullandırmayacaklardır.

 3.Biçerdöver operatör belgesi olmayan sürücüler, biçerdöverle ürün hasadı yapmayacaklardır.

 4.Hasat esnasında ürün sahibi, tarlasının başında bulunacak, kayıpları sık sık kontrol edecek, kayıp tespit ettiğinde operatörü uyaracak, bu uyarıya uymayan operatörü en yakın II ve İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne bildirecektir.

 5.Her ürüne göre, hasat zamanı hassasiyetle belirlenecek, hasat olgunluğuna erişmemiş ürünlerin hasadından kesinlikle kaçınılacaktır.

 6.Hasatta, üründeki rutubet durumu dikkate alınacak, çiğ kalkmadan hasada başlanılmayacak ve çiğ düşmeden önce hasada son verilecektir.

 7.Hasat edilecek ürüne ve çevreye zarar vermemek için ilgililerce yangın tehlikesine karşı, yerinde ve zamanında her türlü emniyet tedbiri alınacaktır.

 8.Biçerdöverlerin hassas ayarları, ürünün cinsi ve durumuna göre, tekniğine uygun olarak yapılacak, her tarla değişiminde ayarlar yeniden kontrol edilecektir.

9.Biçerdöverlerin çalışma hızı, biçerdöverin özelliklerine, arazinin yapısına, ürünün cinsine ve durumuna göre tespit edilecektir.

 10.Kayıpların azaltılması amacıyla, engebeli arazilerde ve yatık ürünlerde, biçerdöverlere sap ayırıcı ve başak kaldırıcılar monte edilecektir.

 11.Operatör belgeli sürücüler, tarla ve ürün durumu ile arazi yapısını dikkate alarak, anızın yakılmasına meydan vermeyecek en uygun yükseklikten biçim yapacaklardır.

 12.Biçerdöverle hasatta, kayıpları kontrol etmek ve azaltmak amacı ile görevlendirilen Bakanlık elemanlarına, ürün sahipleri, biçerdöver sahipleri ve biçerdöver operatörleri gerekli kolaylıkları göstereceklerdir.

 Yukarıda belirtilen hususlara uymayarak, ürün kaybına sebep olanları ile görevlilere karşı gelenler hakkında yasal işlem yapılacaktır. Tüm çiftçilerimize önemle duyurulur.”

Arazi Satışlarındaki Sıkıntı Çözüldü

Print Friendly

araziTrakya Umum Emlak Müşavirleri Derneği Edirne Şube Başkanı Serhat Çeker, arazi satışları konusunda yaşanan sıkıntıları  Ankara’da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu ve Tarım Reformu Genel Müdürümüz Dr. Gürsel Küsek’ in de katıldığı bir toplantı yaptıklarını belirterek, bazı sorunlara çözüm getirdiklerini bildirdi. Çeker, yaptığı yazılı açıklamada, “15 Mayıs 2014 Tarihli 29001 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6537 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi kullanımında değişiklik yapılması hakkında kanun, yayım tarihi itibariyle birçok sıkıntıları beraberinde getirmiş, ülke genelinde arazi satışları durmuş ve herkesim çeşitli şikâyetlerini dile getirmeye başlamıştı.

Bizler Türkiye Tüm Emlak Müşavirleri Federasyonu Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri genel Başkanımız Hacı Ali Taylan önderliğinde, bir ilki başararak bu konuda sizlerin, gözü, kulağı, sesi olmak düşüncesiyle hareket eden ilk sivil toplum kuruluşu olduk. Bu yasayla ilgili yaşanan mevcut sıkıntıları ve çözümleri konusunda Ankara’da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında, Bakan yardımcımız Kutbettin Arzu ve Tarım Reformu Genel Müdürümüz Dr. Gürsel Küsek’ in de katılımlarıyla çok uzun, saatler süren bir toplantı gerçekleştirdik. Bakan Yardımcımız Kutbettin Arzu ve Tarım Reformu Genel Müdürümüz Dr. Gürsel Küsek bizleri çok samimi bir havada karşılayarak sorunlarımızla yakından ilgilenmişlerdir. Çok olumlu bir havada geçen toplantıda Bakan yardımcıları sorunları çözmeye dönük somut adımlar attı” ifadelerini kullandı.

Bu toplantı sırasında bazı sorunların çözüme kavuşturulduğunu ifade eden Çeker, başlıca ortadan kalkan sorunları şu şekilde sıraladı: “Tapularda satışla ilgili bir direnç olduğunu gördüklerini bunu yakından takip ettiklerini, bir hafta içerisinde birçok yeniliklere gidileceğini bazı satışların İl/ İlçe Tarım Müdürlüklerine ve Belediye’lere sorulmadan yapılacağını.

Yasa çıkmadan evvel müracaatları yapılmış alım- satımı durdurulmuş bütün işlemlerin eski yasaya göre yapılacağını.

Mirasa konu tarımsal araziler, esas mal sahibi yeni çıkan yasadan evvel ölmüşse, eski yasaya göre işlem yapılıp alım satım gerçekleştirilebilecek.

Bir şahsın üç tane yeri var kanun bir tanesini satabilecek diğer ikisi kalabilecek, ancak bu satışı yaparken ben tarım işini bırakıyorum diyecek kalan yerlerini yine ekip biçecek ancak destekleme alamayacak. Daha sonra başka yer alabilecek ve ben tekrar tarım yapmak istiyorum diyebilecek.

Aynı bölge içinde 5 km uzakta olan bir yerini her zaman satabilecek. En çok malın bulunduğu yer merkez sayılacak. Yıllardır çeşitli nedenlerle yapılamayan intikaller çok kısa sürede yapılacak. Bugüne kadar bulunamayan hissedarlar, varisler adına belirlenen değerdeki para devlet bankasına bu şahıslar adına yatacak, toprağı işleyene satış devri yapılacak. Parayı almayan, bulunamayan varis olursa bu para Devlete gelir irat edilecek. Toprağı işleyenin bu araziyi alacak parası yoksa kendisine uygun kredi desteği sağlanacak.

Her şehirde ve köylerde bir satıcılar listesi oluşturulacak tarlasını satmak isteyenlerin tarlaları, fiilen aynı yerde çiftçilik yapana bu yerleri almaları teklif edilecek ve kendilerine bununla ilgili kredi desteği sağlanacak.

Tarlalarını birlikte kullananlar için aile malları ortaklığı kurulacak veya Limited şirketi kurulacak veya mülklerini hep beraber bir bütün halinde satabilecekler.

Kendilerinin de Tapu Kadastronun satışlarla ilgili sıkıntıları olduğunu, görüşmelerin devam ettiğini, kısa zamanda birçok sorunun çözüleceğini.

En önemli konu olan ve üzerinde özenle durulan konu ise şu olmuştur. Tarım Reformu Genel Müdürlüğünde bununla ilgili sorunların çözümü masası kurulmuştur. Sayın Emlak Müşaviri arkadaşlarım, Sayın Dernek Başkanlarım, Sayın Şube Başkanlarım, Sayın Trakyalı Köylü ve Çiftçi vatandaşlarımız lütfen bu yasa ile ilgili sorunlarınızı 0282 653 84 47 Nolu faksımıza veya Şeyhsinan Mahallesi Kantarcı Sokak Ataman Han No:1 Kat:1 ÇORLU /TEKİRDAĞ Trakya Umum Emlak Müşavirleri Derneğine posta ile veya bizzat gelerek Genel Başkanımız İlhan Kurt’a bildiriniz. EDİRNE Şubesi için Tahmis Çarşısı Esenkal İş Merkezi Kat:2 No:4 Dernek Başkanı Serhat Çeker ile 0284 214 29 29 numaralı faksla veya 0284 214 28 28 telefonundan ulaşarak irtibata geçebilirsiniz. Biz Dernek olarak Trakya’da sizin denetçiniz, gözünüz, kulağınız ve sesiniz olacağız. Lütfen bu konudaki dilek ve temennilerinizi, yaşanan aksaklıkları kısa zaman içinde bize bildiriniz, bizde sizin adınıza yetkili mercileri bilgilendirelim.

Ayrıca Federasyonumuzca ortak görüş olarak mevcut yasanın 6 ay ertelenerek her vatandaşın bu altı ay zarfında satacağını dilediği kişiye satmasının, alanında dilediği malı bu dönem içinde almalarının sağlanması istenmiştir.

Emlak Müşaviri arkadaşlarımıza, Trakya’daki köylü ve çiftçi vatandaşlarımıza önemle duyurulur.

Kaynak : Edirne Gündem Medya

Trakya’nın en büyüğü Trakya Birlik

Print Friendly

Rafet SezenTrakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (TRAKYA BİRLİK) İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2013 yılı sıralamasında 992 milyon lira üretimden satış ile 2012 yılında olduğu gibi 77’nci sıradaki yerini korudu. Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen, birlik olarak başarılarının bir kez daha tescillendiğini belirterek, “Hedefimiz ilk 50’nin içerisinde bulunmaktır” dedi.
İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2013 yılı raporunu açıkladı. Raporda, Trakya Birlik ile birlikte Çorlu’dan 3 ve Tekirdağ’dan 1 olmak üzere Trakya’dan 5 sanayi kuruluşu yer aldı.
İSO 500 2013 listesine göre Türkiye’nin en büyük şirketi 39 milyar 729 milyon TL üretimden satış ile yine Tüpraş oldu. İkinci sırayı 9 milyar 714 milyon TL’lik üretimden satış ile Ford Otomotiv izledi. Üçüncü sırada bir kamu kuruluşu olan EÜAŞ 9 milyar 263 milyon TL’lik üretimden satış ile yer aldı.


Geçen yıl açıklanan 2012 yılı İSO 500 listesinde üçüncü sırada yer alan Oyak Renault 8 milyar 646 milyon TL üretimden satış rakamı ile 2013 yılında 4’üncü oldu. Geçen yıl 4’üncü sırada yer alan Arçelik 7 milyar 790 milyon TL üretimden satış rakamı ile 5’inci sıraya geriledi. Tofaş ise listedeki yerini koruyarak 5 milyar 818 milyon TL üretimden satış rakamı ile 6 sırada yer aldı. Bu verilerle Koç Grubu; ilk 10’a 5 şirketi ile girmiş oldu.
TÜRKİYE’NİN EN KARLI ŞİRKETİ EÜAŞ
2013 yılı İSO Araştırması’na göre Türkiye’nin en karlı şirketi 2013 yılında 2 milyar 569 milyon TL vergi öncesi kar ile EÜAŞ olurken, ikinci sırada 1 milyar 634 milyon TL vergi öncesi kar ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı yer aldı.
TRAKYA
Trakya Birlik, 992 milyon 124 bin 239 lira üretimden satış ile listenin 77’nci sırasında yer aldı. Trakya Birlik geçen yıl da listenin aynı sırasında bulunuyordu.
Çorlu’da faaliyet gösteren Modern Karton San. ve Tic. A.Ş. ise 604 milyon 364 bin 444 lira ile 147’nci sıradan 2013’te 136’ncı sıraya yükseldi.
Yine Çorlu’da faaliyet gösteren  Modern Ambalaj Tic. ve San. A.Ş. De 324 milyon 396 bin 109 liralık üretimden satış ile 336’ncı sarıdan 280’e çıktı.
Tekirdağ’da kurulu Eksun Gıda Tarım San. ve Tic. A.Ş 212 milyon 158 bin 379 lira ile 425’inci sıradan 443’üncü sıraya, Çorlu’daki Unilever Gıda San. ve Tic. A.Ş. De 190 milyon 336 bin 545 lira ile 351’inci sıradan 497’nci sıraya geriledi.
TRAKYA BİRLİK BAŞARILARINI PERÇİNLİYOR
Trakya Birlik’ten yapılan açıklamada, “Trakya Birlik cirosunda artış sağlayıp 500 Büyük arasında yine 77’nci sırada yer alarak ilk 500 içerisindeki yerini muhafaza etti” denildi. Birliğin açıklamasında, şunlara yer verildi:
“İstanbul Sa-nayi Odası (İSO) tarafından gele-neksel olarak dü-zenlenen ‘Türki-ye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırma Rapo-ru’nda ilk 500 için-de yer alan ve yap-tığı başarılı çalış-malar ve satışlarda kırdığı rekorlar ile son yıllarda ilk 100 şirket arasına girmeyi adeta perçinleyen Trakya Birlik  geçen sene olduğu gibi bu sene de 77’nci sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı.
Trakya Birlik, kısa adı ‘İSO 500’ olarak  bilinen Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun yer aldığı araştırmada 2012 yılında üretimden satışlara göre yapılan değerlendirme sonucunda 2012 yılındaki 941 Milyon 088 bin 158 TL’lık cirosuna karşılık 2013 yılında da artış sağlayarak ulaştığı 992 milyon 124 bin 239 TL’lık net ciro gerçekleştirerek birçok şirketin gerilediği dönemde 77’nci sırada yer aldı. Birliğimiz aynı araştırma kapsamında özel sektör kuruluşları arasında yapılan sıralamada ise 71’inci oldu.”
SEZEN: BAŞARIMIZ TESCİLLENDİ
Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen de açıklamasında, Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer almayı hedefleyen Trakya Birlik’in başarı çıtasını her geçen gün biraz daha yükselterek ortaklar başta olmak üzere ülkenin tarım ve sanayine hizmetini sürdürmeye devam edeceğini belirtti. Sezen açıklamasında şöyle dedi:
“Birliğimizin İSO 500 araştırmasında 77’inci sırada yer almasıyla Başarımız bir kez daha tescil edilmiştir. Başarımızda üreticiden tüketiciye kadar herkesin payı var. Hedefimiz ilk 50’nin içerisinde bulunmaktır. Başarı çıtamızı her geçen gün biraz daha yükselterek, ortaklarımızdan aldığımız güçle ülkemiz tarım ve sanayisine hizmetimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Kaynak : Edirne Hudut Gazetesi

Kuraklık ‘Sarı altın’ı yüzde 20 eritti

Print Friendly

aycicegiÇukurova yöresinde üretilen ve hasadına başlanan yağlık ayçiçeğinde yaklaşık yüzde 20 rekolte kaybı bekleniyor. Ceyhan Ziraat Odası Başkanı Yavuz Tezcan, AA muhabirine, kuraklık nedeniyle bu yıl ayçiçeğinden yeterli verim alınamayacağını söyledi.  Yörede bu yıl 550 bin dekarda buğday eken çiftçinin de kuraklıktan olumsuz etkilendiğini anımsatan Tezcan, benzer durumun ayçiçeğinde de görüleceğini belirtti.  Bu durumun çiftçiyi tedirgin ettiğini vurgulayan Tezcan, şunları kaydetti:  “Ayçiçeğinde geçen yıl Çukurova yöresinde 90 bin ton olan rekoltenin bu yıl 75 bin tona düşeceğini tahmin ediyoruz. Yaklaşık yüzde 20 verim kaybı bekliyoruz. Ayçiçeğinin boyu 1 metreyi geçmesi gerekirken kuraklıktan dolayı 25-30 santimetrede kaldı. Çiftçimiz, bu yıl buğdayda olduğu gibi ayçiçeği hasadında da hüsrana uğradı.”  Yöredeki ilk ayçiçeği hasadı, Ceyhan ilçesinde 30 yıldır çiftçilik yapan Hakan Kuver’e ait 315 dönümde gerçekleştirildi.  Kuver, ayçiçeğini hasadının normal şartlarda temmuzun ilk haftasında yapıldığına işaret ederek, kuraklık yüzünden bu yıl hasada erken başlandığını söyledi.    Kaynak: AA

Kaynak : http://ekonomi.haber7.com/sektorler/haber/1172887-kuraklik-sari-altini-yuzde-20-eritti.

 

Etsiz Ete Sütsüz Süte Hazır Olun

Print Friendly

etsizetTeknoloji, bu kez imitasyon yiyeceklerle soframıza girmeye hazırlanıyor. Üretilen etsiz et ve sütsüz süt yakında sofralarda yerini alacak. Peki bu ürünler nelerden yapılacak ? Etsiz et, sütsüz süt olur mu demeyin. Hayatımızın her alanına giren teknoloji maalesef bu kez sofralarımızdan bedenimize girmeye hazırlanıyor. İleri teknolojiyle elde edilen, ana maddesi su ve bitkisel protein olan lifli bitkisel madde, sofralarda yakında vejetaryen biftek olarak yerini almaya hazırlanıyor.Sayısız sığır, hektarlarca mera ve artan dünya nüfusu. Özellikle kalkınmakta olan ülkelerde et tüketimi hızla artıyor. Bu durum çevre açısından büyük risk. Sera etkisi oluşumunda hayvancılığın payı büyük. Peki, hayvancılık olmadan şnitzel pişirilebilir mi? Almanya’daki Fraunhofer Enstitüsü’den Florian Wild de bu sorunun cevabını ararken ekibiyle bitkisel şnitzel üretti.Buğday, nohut ya da soya kullanılıyor  Wild önce buğday, nohut ya da soyayı mikserde su ile karıştırıyor. Önemli olan protein elde etmek olduğu için, bilim adamının kabuklara ihtiyacı yok.

 Etsiz et, sütsüz süt
“Arıtılıp kurutulduktan sonra et yerine ortaya çıkan malzemenin ana maddesi bu.”

  Wild, karışımı enstitünün tesisindeki filtreleme bölümüne götürüyor. Makine bir günde yaklaşık bin litre karışımı işleyebiliyor. Bu işlem sonucunda iki yüz kilo et yerine kullanılabilecek bitkisel malzeme elde ediliyor.
“Tesisin kalbi filtreleme bölümünde atıyor. Düzenek çok küçük gözenekli borulardan oluşuyor. Gözeneklerle beraber şeker ayrıştırılırken, protein elde edilebiliyor.”
Sırada bir sonraki adım var. Yoğunlaştırılmış bitki tozu, laboratuvarda soğutma mekanizmasına bağlı ileri teknoloji düdüklü tencereye aktarılıyor.
 Vegan mutfağında et lezzeti
Toz tekrar su ile karıştırılıyor, aynı zamanda yüksek basınçta 150 dereceye kadar ısıtılıyor.
 TIPKI TAVUK ETİ GİBİ  Daha sonra aletin içindeki karışım yavaşça soğutuluyor. Sonuçta ete çok benzeyen lifli, sakız kıvamında bir madde elde ediliyor. Bu vejetaryen et, protein ve lif açısından oldukça zengin ve yağsız. Dokunun tavuk etine benzemesi hedeflenirken çiğnerken de bu hissi vermesi lazım.
Florian Wild, etseverleri özellikle tat açısından ikna etmesi gerektiğini iyi biliyor. Bu yüzden beş seneden beri farklı baharat aromaları üzerinde deneyler yapıyor. Hedef, etin yerini alabilecek bu maddeyi büyük miktarda üretmek.
“Vejetaryen şnitzel çok daha az alan kaplıyor. Hammaddeyi tarladan yetiştiği gibi doğrudan kullanıyoruz. Vejetaryen şnitzel ile aynı tarladan çok daha fazla insan beslenebilir.”
Florian Wild‘in amacı dünyadaki açlığa bir çözüm getirmek ve değerli kaynakları korumak. Nohut, buğday ve soyadan elde edilen et daha az enerji ve su tüketiminin yanında daha az mera olarak kullanılan alan demek. Kaynak: DW Türkçe http://haber.rotahaber.com/foto-haber_469460.html

Et ve Süt Kurulu Mağazalarında Ramazan Öncesi ‘Et Krizi’ Patladı

Print Friendly

etsutkurumuEt ve Süt Kurumu’na bağlı bayiler talep ettikleri etin 4’te 1’ini alabildiklerini söyledi.

Et ve Süt Kurumu’na (ESK) bağlı 80 kadar bayii Ramazan öncesi ‘et krizi’ yaşıyor. Bayiler verdikleri siparişin beşte biri kadar mal alabildiklerini söyledi. Bir çok bayii “Halk bizi karaborsacılıkla suçluyor. Kimisi küfrederek mağazadan çıkıyor” derken ESK’dan yapılan açıklamada yoğun talep nedeni ile sıkıntı yaşandığı kaydedildi.

Türkiye genelinde Et ve Süt Kurumu’nun 63’ü franchise toplam 80 mağazası bulunuyor. Üç-dört yıl kadar önce açılan mağazalar sayesinde, tüketicinin daha düşük fiyata et alabilmesi amaçlandı. Hürriyet’ten Dinçer Gökçe‘nin habeine göre, kasaplarda ve ESK mağazalarında satılan ürün fiyatı arasındaki fiyat farklılığı da bu durumu ortaya koyuyor. Örneğin kıyma fiyatı ESK bayilerinde 20 lira iken, kasaplarda kıyma 30 liraya satılıyor. Yine kuşbaşı etin kilosu ESK mağazalarında 25, kasaplarda ise 35 lira seviyesinde.

Fiyatın yanı sıra ESK ürünlerinin daha güvenilir olduğu algısı bu bayilere yoğun bir talebin oluşmasına yol açtı. Ancak et piyasasında yüzde 3,5’luk bir payı bulunan ESK’nın bayileri şimdilerde et bulamamaktan şikâyetçi.

‘Elimizde bu kadar var’ yanıtı

İstanbul Bahçelievler’de Et Süt Kurumu Mağazası işleten S.K. ise verdikleri siparişin üçte biri kadar ürün aldıklarını söyledi. S.K. açıklamasının devamında “Önümüz Ramazan… Daha yoğun bir talep var. Ama bizde et yok. 1 ton sipariş verdik 200 kilo et geldi. Ki bu mağazanın ayakta kalabilmesi için en az 1 ton et satışı yapması gerekir. Halkla biz karşı karşıya kalıyoruz. Bizi karaborsacılıkla suçluyorlar. Bağlı bulunduğumuz depoya sorduğumuzda ise elimizde bu vardı bunu gönderdik diyorlar” şeklinde konuştu.

Karaborsacılık suçlaması

Bir başka mağaza ise “Her mağazanın aylık ortalama 30 ile 45 bin lira arasında gideri var.  Bizler mal satamazsak nasıl bu gideri karşılayacağız. Bakın bugün için 2 ton kıyma siparişi verdik gelecek olan miktar 350 kilogram. Yine 1 ton kuşbaşı siparişi verdik gelecek olan kuşbaşı 300 kilogram. Bizler, tüketici ile Et ve Süt Kurumu arasında aracı durumundayız. Vatandaş et bulamayınca bize kızıyor. Küfreden var, bizi karaborsacılık yapmakla suçlayan var… Üstelik bir de Ramazan geliyor… Durumumuz daha da kötüleşecek” şeklinde bilgi verdi.

Gelen eli boş dönüyor

Beşiktaş bayisi M.A. ise yaşadıklarını “1,5 ton sipariş veriyoruz gelen et 500 kilogram. Bu et de 2-3 saat içinde bitiyor. İnsanlar da bize serzenişte bulunuyor. Onlar da haklı. Yaşlı insanlar, emekliler dolmuşa binip et almaya geliyor, ancak bulamayınca bize kızıyorlar” sözleri ile anlattı.

‘Kısa sürede çözülemeyecek’

Ankara’dan bir bayii ise “Biz bu sıkıntıyı 2-3 haftadır yaşıyoruz. Kurum’dan aldığımız duyumlara göre ise bu sorunun kısa sürede çözülemeyeceği, en azından Ramazan ayı süresince böyle olacağı yönünde… Sorunun kaynağında, Kurum’un piyasa alım yapamamasından kaynaklanıyor. Besiciler ile kurum arasında sorun var. Onlar kesim yapamayınca bize de ürün temin edemiyorlar. Geçtiğimiz pazartesi günü 700 kilogram kıymalık et siparişi verdik 130 kilogram geldi. Bu gelen et de 1 saat de bitti. Bu durum bizim müşteri kaybımıza yol açıyor” şeklinde konuştu.  İzmir’den bir bayii ise, benzer sıkıntıları ifade ederek Ramazan ayı ile birlikte sıkıntının daha da artacağı endişesi içinde olduklarını ifade etti.

Talep yoğunluğu var

Konuya ilişkin ESK tarafından yapılan açıklamada ise talep yoğunluğu nedeni ile zaman zaman sıkıntı yaşandığı kaydedildi. Açıklamanın devamında ise “Fiyatlarımızın piyasa fiyatlarına göre yüzde otuzlara varan oranda daha düşük olması, ürünlerimize olan talebi artırmakta. Uygun fiyatlarla satışın devam etmesi, bir önceki yıla göre mağaza satış miktarlarını  yüzde elli artırmıştır. Ayrıca Ramazan ayındaki yüzde yüzlük talep artışı dikkate alındığında mağaza satış miktarlarımız Ramazan ayında diğer aylara göre yüzde yüz elli civarında yükselmektedir. Özetle; Fiyatların uygun olması ve Ramazan ayında artan talep, mağazalarımıza olan talebi de artırmıştır. Artan taleplerden dolayı zaman zaman sıkıntı yaşansa da, halkımızın kaliteli, güvenilir ve ucuz et ürünlerine ulaşması için gerekli tedbirler alınmaktadır” görüşüne yer verildi.

Konu ile ilgili ESK’dan bir açıklama yapılmazken, sektör kaynakları yaşanan sorunun temelinde “ESK düşük fiyat teklif ediyor. Besici de malını vermeyince bu sıkıntı yaşanıyor” görüşünü dile getiriyor.

Piyasada hayvan var

ETBİR (Et Üreticileri Birliği Derneği) Başkanı Mustafa Bılıkçı ise piyasada hayvan bulma sorunu yaşamadıklarını ifade etti. Bılıkçı, ithalatı gerektirecek bir ortamın ise olmadığına işaret etti.

Kaynak : http://t24.com.tr/haber/et-ve-sut-kurulu-magazalarinda-ramazan-oncesi-et-krizi-patladi,262384

Bu yıl ithal hayvan alınmayacağı açıklamasının ardından piyasada et sıkıntısı başladı. Et ve Süt Kurumu (ESK) Satış Mağazaları Dernek Başkanı Hayati Akbay, “Endişeli sürece giriyoruz. Önümüzdeki günlerde böyle giderse et fiyatları 35-40 TL’ye yükselebilir” dedi. Akbay, “Hükümetin ‘Bu sene ithal hayvan almayacağız’ açıklamasının ardından Ramazan ayını fırsat bilen et tüccarları piyasanın tansiyonunu artırdı. Son 10 günde ete 3 ile 5 lira arasında zam yapıldı. Bu da Ramazan Bayramı öncesi vatandaşı etkileyecek” diye konuştu.
2 TON ETTEN 500 KİLOYA DÜŞTÜ

ESK bayileri ise, “Haftada 3 gün bize istediğimiz etler geliyordu. Örneğin 2 ton talep ediyorduk. Bu geliyordu. Şimdi ise 2 ton talep ediyoruz sadece 400 ya da 500 kilogram et geliyor” şeklinde konuştular. İstanbul’da yaklaşık 30, Türkiye genelinde de 50’den fazla şubesi bulunan ESK yetkilileri, hükümet yetkililerinin durumla ilgilenmesini istediler. Yaşanan sıkıntının, Kurban Bayramı döneminde de sürebileceğine dikkat çektiler.

Kaynak : http://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/ramazan-oncesi-et-krizi/94662

Örtüaltı Kayıt Sistemi Yönetmeliği ve Türk Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçkiler Tebliğ (Tebliğ No: 2005/11)’inde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2014/17)

Print Friendly

25/8/2010 tarihli ve 27683 sayılı Resmî Gazete’de    yayımlanan Örtüaltı Üretiminin Kayıt Altına    Alınması Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni yönetmelik 25/06/2014 tarihli resmi gazetede yayınlanmıştır.

Örtüaltı Kayıt Sistemi  Yönetmeliği

Türk  Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçkiler Tebliğ (Tebliğ No: 2005/11)’inde Değişiklik  Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2014/17)

Korkuteli’nde Ramazan Ayı Öncesi Gıda Denetimleri Devam Ediyor

Print Friendly

AW125852Antalya’nın Korkuteli ilçesinde fırın ve lokum imalatı yapan işyerlerinde denetim gerçekleştirildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü gıda denetim ekibi ilçede faaliyet gösteren fırınlar ile lokum imalatı yapan işyerlerini kontrol etti. Ziraat mühendisleri Rafet Çoban ve Arzu Arşin tarafından denetlenen işyerlerinde hijyen kurallarına uyulup uyulmadığı denetlendi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Özlem Çağırıcı Armut, “İlçemizde faaliyet gösteren lokum imalatı yapanlar işyerleri ile fırınlar gıda denetim ekibimiz tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Vatandaşın ekmeğini daha sağlıklı ve hijyenik ortamlardan alması için birtakım tedbirler alıyoruz. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız tarafında yapılan düzenleme ile birlikte ekmeğin içinde maya, un, su ve az miktarda tuz bulunacağı için fırınlarımız bu noktada denetime tabi tutulmaktadır. Yapılan tüm denetim ve düzenlemeler bütün toplumun ve hepimizin sağlığı için gereklidir” dedi. Denetim ekiplerinin uyarılara rağmen kurallara uymayan 2 işletmeye para cezası kesildiğini ifade eden Armut, bir lokum imalathanesine ise kurallara uyduğu için teşekkür etti.

Kaynak : http://www.ajanskonya.net/m/?id=40323

Sayfa 4 → 2911234567Son Sayfa »