Süt Üretiyoruz Ama Tüketmiyoruz

suturunleriERZURUM (AA) Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Özdemir, süt ve mamullerinin tüketiminde Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ortalamalarından oldukça düşük düzeyde olduğumuzu belirterek, “Yani dörtte bir düzeyde süt ürünlerini tüketiyoruz. Bu kadar az süt tüketimi sıkça kemik problemlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor” dedi. Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, süt ve ürünlerinin sağlık açısından oldukça önemli olduğunu belirterek, kalsiyum ihtiyacının karşılanması için her zaman bolca tüketilmesini önerdi.İnsanların her gün kalsiyum almak zorunda olduğunu ve kalsiyumun süt ve ürünlerinin dışında önemli bir kaynağının olmadığına dikkati çeken Özdemir, süt ve mamullerinin iskelet yapısının önemli bir kısmını temsil ettiğini söyledi.

Türkiye’de yapılan araştırmalara göre özellikle küçük çocukların süt ve mamullerini tüketim oranlarının oldukça düşük olduğunu vurgulayan Özdemir, “Süt tüketimimizi yurt dışıyla kıyasladığımız zaman süt ve mamullerinin tümünde tüketimimiz AB ülkeleri ile ABD ortalamalarından oldukça düşük düzeyde. Yani dörtte bir düzeyde süt ürünlerini tüketiyoruz. Bu kadar az süt tüketimi sıkça kemik problemlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu.

Kalsiyum eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıkların önlenmesi için süt ve ürünlerinin tüketimini tavsiye eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Bunun önlenmesi için yeterli düzeyde süt ve mamullerini tüketmemiz gerekiyor. Sadece süt tüketecekse bir insan, günde bir litre civarında tüketmelidir. Yani yalnız sütten alması gerekiyorsa. Eğer beyaz peynir tüketecekse 200 gram, kaşar peynir tüketecekse 100 gram peynir tüketmesi lazım ki yeterince kalsiyum alabilsin ve iskelet yapısı yeterince sağlıklı olabilsin.”

Süt ve ürünleri tüketiminin ramazan ayında çok daha azaldığına vurgu yapan Prof. Dr. Özdemir, “Süt ve mamullerini tüketmediğimiz için ülkemizde maalesef gün geçtikçe problemler artıyor” dedi.

Kaynak :http://ticaretgazetesi.com.tr/haberler_sut_uretiyoruz_ama_tuketmiyoruz-l-1-sayfa_id-666-id-180409

22 bin 600 dekar tarım alanı sulanacak

corumMaliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Çorum’da 32 milyon TL’ye mal olacak 15 tesisin temel atma ve açılış törenine katıldı. Temeli atılan ve hizmete alınan 15 adet tesisin; 4 adedi gölet, 1 adedi sulama tesisi, 10 adedi de taşkın koruma tesisinden oluşuyor. Tesislerin tamamının hizmete girmesiyle 22 bin 600 dekar tarım alanı sulamaya açılacak, 4 ilçe, 7 yerleşim yeri taşkından korunacak.Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 15 tesisin temelini attı.Mimar Sinan Mahallesi Kapalı Pazar yerinde düzenlenen iftar programı ve temel atma, açılış törenine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Vali Sabri Başköy, TBMM İdare Amiri Salim Uslu, AK Parti Çorum milletvekilleri Murat Yıldırım, Cahit Bağcı, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, AK Parti Çorum İl Başkanı Ahmet Sami Ceylan, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Köse, Orman ve Su İşleri Bakanlığı bürokratları, ilçe Belediye Başkanları, resmi kurum ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Temel atma töreni öncesinde sırayla Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Devlet Su İşleri Müdür Akif Özkaldı, Milletvekilleri Murat Yıldırım, Cahit Bağcı, Salim Uslu, Vali Sabri Başköy, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu birer konuşma yaptı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun Çorum’a gelmelerinden dolayı kıvanç duyduğunu dile getiren Külcü, “Bugün burada muhabbet sofralarının 5. sini kuruyoruz. Koparan çalışmaları için, atık su tesisleri için Sayın Bakanımız Veysel Eroğlu’na teşekkür ediyorum” dedi.

Devlet Su İşleri Müdürü Akif Özkaldı, yapılan çalışmalar hakkında bilgi vererek, çalışmalarda desteğini esirgemeyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Vali Sabri Başköy’e teşekkür etti. Özkaldı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Çorum halkına bir mesajı olduğunu söyledi.

Milletvekilleri Murat Yıldırım, Cahit Bağcı ve Vali Sabri Başköy de Bakan Eroğlu ve Şimşek’e teşekkür ettiler.

AK Parti Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu da konuşmasında, “Çorum gelişiyor, istikrarla büyümeye devam ediyor. AK Partililer Çorum’u seviyor. Türkiye’nin, Çorum’un istikrarını bozdurmayın. Krizden, kaostan çıkar sağlamaya çalışanlar var. Onlara bu fırsatı vermeyin” dedi.

Uslu’nun ardından da Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu kürsüye gelerek Çorumlulara seslendi.

Konuşmaların ardından Bakan Şimşek ve Eroğlu, törene katılan protokol üyeleriyle birlikte Evci Göleti’nde hazır bekleyen heyetle telekonferans yoluyla konuşarak, Çorum’a hayırlı olması dileğiyle butonlara bastı. (Ebru ÖZKEN)

Kaynak : http://www.kenthaberim.com/haber669/22-bin-600-dekar-tarm-alan-sulanacak

Buğday üretimimiz 17,6 milyon ton

bugdayTürkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından hazırlanan Buğday Raporu”nda, IGC verilerine göre, 2013/2014 döneminde dünya buğday üretim tahmininin 683 milyon ton olduğu, ABD Tarım Bakanlığı’nın bu konuda tahminlerinin ise üretimin yaklaşık 698 milyon tona ulaşacağı yönünde olduğu bilgisine yer verildi. Buğday üretiminde aynı hasat döneminde dünyada yüzde 4 artış beklendiği ifade edilen raporda, yağışlı havaya rağmen; AB ülkelerindeki toplum üretim bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla 139,4 milyon tona ulaşacağı tahmini bildirildi. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de buğday üretimi geçen seneye göre yüzde 13,5 artışla 17,6 milyon ton seviyesinde olacağının öngörüldüğü belirtildi. Raporda, “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, TÜİK verilerine göre şu anki buğday üretiminin bu şekilde gitmesi halinde 2013/14 üretimin 22 milyon ton civarında olacağını beklediklerini söylemiştir. TUSAF olarak bu seneki buğday üretiminin 18 milyon ton civarında olacağını öngörmekteyiz”  ifadesi kullanıldı. Kaynak : http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yg/habergoster.php?haber=87366

Laboratuvarda üretilen sığır eti ‘görücüye’ çıktı

laboetHollandalı bilim insanları çiftlikte yetişmemiş, laboratuvarda üretilmiş etten yapılan hamburgeri dün tanıttı, pişirdi ve yedi. İlk tespit: sığır etinin genelde sahip olduğu yoğun çeşniye sahip olmasa da benzer bir dokuda. LONDRA — Hollandalı bilim insanları çiftlikte yetişmemiş, laboratuvarda üretilmiş etten yapılan hamburgeri dün tanıttı, pişirdi ve Batı Londra sanat ve televizyon stüdyosunda yedi.The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, ‘laboratuvar hamburgeri’ çiğ dana kıymasına benziyordu ama pembe rengi kırmızı pancar şerbeti ve safran kullanılarak verilmişti. Ekmek kırıntıları ve eti bir arada tutması için bağlayıcı madde de içeren hamburger köftesi ayçiçek yağında kızartıldı ve yaklaşık 200 katılımcının bulunduğu basın toplantısında, araştırmada yer almayan bir yemek yazarı ve yemek bilimci tarafından test edildi.


Tadına bakanlar laboratuvarda üretilen köftenin, sığır etinin genelde sahip olduğu yoğun çeşniye sahip olmasa da benzer bir doku ve sulu yapıda olduğunu belirtti. Bu kişiler etin çeşnilendirilmesi gerektiğini belirttiler. Muhabirlere ise eti tatma fırsatı verilmedi, etkinliğin organizatörü herkes için yeterli et bulunmadığını açıkladı.Birkaç yıldır devam eden ve 250 bin Euro’nun üzerine çıkan maliyetiyle yalnızca tek bir köfte üretilen proje Google’ın kurucu ortağı Sergey Brin tarafından finanse edildi.

Laboratuvarda et üretme fikri sürdürülebilirlik ve ahlaki kurallar nedeniyle yıllardan bu yana bilim adamları ve çevre uzmanlarını cezp ediyor. Birleşmiş Milletler’in yaptığı bir çalışma tarım alanlarının yüzde 70′inin besi hayvanlarının yetiştirilmesine ayrıldığı tahmininde bulundu. Hayvandan alınan tek bir hücre ise laboratuvarda 40 milyar hücreye bölünebiliyor. Ancak laboratuvarda kültür eti üretme çabası şu ana kadar pahalı olurken gerçek etin dokusunu ve tadını kopyalamak ise oldukça zor.Araştırmaya öncülük eden Hollanda Maastricht Üniversitesi’nden fizyoloji profesörü Mark Post, Pazartesi günü yapılan tanıtımın kavramı kanıtlama amacı taşıdığını belirtti. Dr. Post, marketlerde laboratuvar üretimi et görmemize daha on ya da yirmi yıl olabileceğini söyledi.

Kas hücrelerinden meydana gelen kültür eti, ineğin kas dokusundan alınan hücrelerin laboratuvarda çoğaltılmasıyla elde edildi. Doku ardından küçük parçalara bölünerek yağ ve kas hücrelerine ayrıldı. Bunun ardından kas yapmak için özelleşmiş kök hücreleri halka şekli alarak büyüdü ve şeritler meydana getirmek üzere kesildi. Bu iplik telleri etin kıvamını almasını sağlayan doku tabakaları oluşturmak üzere katmanlara ayrıldı.

Dr. Post, eti oluşturan kas hücrelerini oluşturmanın görece kolay olduğunu ifade etti. Uygun ortamda büyümeleri ve bir tendon gibi başlangıç ucu sağlanması halinde bölünerek kendi içlerinde düzenlenebiliyor. Dr. Post ve küçük ekibinin hücre büyümesini sağlamak için ne tür bir besin solüsyonu ve ne tür bir dayanak noktası kullanılması gerektiğini bulması gerekti.

Hayvanlardan elde edilen ette yağ ve tendonlar da bulunuyor. Bilim adamları şimdi etin belirgin tadını yakalamak için yağ hücreleri de üretmeye çalışıyor. Dr. Post, “Tat oldukça karışık bir konu,” diyor.

Laboratuvarda üretilen sığır eti genetik olarak modifiye edilmiş gıda olarak sayılmıyor çünkü etteki hücreler ineklerde kas hücresi yapan kök hücrelerle aynı kökene sahip. Dr. Post laboratuvarda üretilen etin de normal et kadar güvenli olması gerektiğini ancak insanlar üzerindeki etkisini anlamanın yıllar alabileceğini belirtti.

Kaynak : http://www.radikal.com.tr/dunya/laboratuvarda_uretilen_sigir_eti_gorucuye_cikti-1145107

Ömer Matlı Akademi Süt Sığırcılığı Sempozyumu Lüleburgaz’da Yapıldı.

Türkiye’nin en büyük yem üreticilerinden Matlı Grubu bünyesindeki Ömer Matlı Akademi, dördüncü süt sığırcılığı sempozyumunu Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde gerçekleştirdi. Başta Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) üyesi büyük çiftlik sahipleri ile Lüleburgaz ve çevresindeki yetiştiricilerin katıldığı sempozyumda konuşan Ulusal Süt Konseyi Başkan Vekili ve Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Muhittin Özder, konseyin belirlediği çiğ süt ortalama maliyetinin 1,1 TL/lt olduğunu açıkladı. TÜSEDAD Başkanı Adnan Yıldız da bu maliyeti memnuniyet verici bulduklarını belirterek, TÜSEDAD üyesi büyük çiftlik sahipleri ile Türkiye Süt Üreticileri Birliği üyesi küçük ölçekli süt üreticilerinin süt sanayicisine karşı dayanışma içinde olmaları gerektiğini vurguladı. Yıldız, büyük çiftlik sahiplerine Türkiye Süt Üreticileri Birliği’ne üye olmaları çağrısında bulundu.

 “Hedefimiz Türkiye’nin yemcisi olmak”

Sempozyumun açılışında konuşan Matlı Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, halen dört fabrikada yılda 920 bin ton yem üretim kapasitesine sahip olduklarını belirterek, deneme üretimine başlayan Samsun fabrikası ile yılın son çeyreğinde faaliyete geçecek Gaziantep fabrikası ile kapasitenin 1 milyon 320 bin tona çıkacağını açıkladı. Bu iki yeni fabrika ile Matlı’nın Türkiye’nin altı bölgesinde aynı anda faaliyet gösterir ve ürettiği yemleri pazarlar hale geleceğini ifade eden Özer Matlı, “2012 yılında 508 bin ton yem üreten, kendi yumurta üretimi için kullandığı 45 bin ton kanatlı yemi ayrıldığında yine 2012 yılında 463 bin ton yem satan Matlı Gıda Grubu’nun hedefi, 2015’te 1 milyon ton, 2020’de de 2 milyon ton yem üreterek Türkiye’nin yemcisi olmak” dedi.

 Yem üretiminin yanı sıra daha verimli, daha ekonomik ve daha karlı hayvancılık yapmanın bilimsel koşullarını araştırmaya da çaba gösterdiklerini belirten Özer Matlı, babalarının adını taşıyan Ömer Matlı Akademi’yi bu amaçla kurduklarını ve Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi ile işbirliği içinde olduklarını söyledi. Bu amaçla oluşturulan ar-ge merkezi ve örnek çiftlikte üretilen bilgiyi sempozyumlar aracılığıyla yetiştiriciye aktardıklarını belirten Matlı, “Daha önce iki kez Konya’da ve bir kez de Çorum’da gerçekleştirdiğimiz sempozyumları, yetiştiricilerimizden gelecek talepler doğrultusunda sürdüreceğiz” diye konuştu.

 “Sütte taban fiyat istiyoruz”

Sempozyumun açılışında konuşan TÜSEDAD Başkanı Adnan Yıldız ise süte bir taban fiyat oluşmasını istediklerini ifade etti. Bu amaçla Türkiye Süt Üreticileri Birliği ile beraber çalıştıklarını açıklayan Yıldız, bu dönemde taban fiyatın 1,1 TL/lt olmasını arzu ettiklerini, sempozyuma katılan Ulusal Süt Konseyi Başkan Vekili Prof. Muhittin Özder’in de bu yönde bir açıklama yapmasını umduklarını söyledi.

Adnan Yıldız, TÜSEDAD üyesi büyük çiftlik sahipleri ile Türkiye Süt Üreticileri Birliği üyesi küçük ölçekli süt üreticilerinin süt sanayicisine karşı dayanışma içinde olmaları gerektiğini de vurgulayarak, büyük çiftlik sahiplerine Türkiye Süt Üreticileri Birliği’ne üye olmaları çağrısında bulundu.

 Çiğ sütün maliyeti 1,1 TL

Yıldız’dan sonra söz alan Ulusal Süt Konseyi Başkan Vekili ve Namık Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Muhittin Özder, Ulusal Süt Konseyi’nin başlıca görevinin süt maliyetlerini belirlemek olduğunu hatırlatarak, “Bu döneme ilişkin çalışmamız dün itibariyle sona erdi, sonuçları bu sempozyuma getirdim. Hesaplamalarımıza göre Türkiye’de bir litre çiğ sütün ortalama maliyeti 1,1 TL’dir” dedi. Preof. Özder’in açıkladığı bu maliyet, süt üreticisi tarafından “taban fiyat” olarak algılanıyor.

 Çin, sütü kaşfetti

Konuşmasında Türkiye’de ve dünyada süt sektöründeki gelişmeler hakkında da bilgiler veren Prof. Özder, şunları söyledi:

“Dünya süt üretiminde ciddi artış var. 2011’deki 749 milyon tonluk üretim, 2012’de 765 milyon ton olarak gerçekleşti. Artışın kaynağı Asya, özellikle de Çin. İnsanın zihinsel gelişimi için hayvansal protein tüketmesi çok gerekli. Hayvansal proteinin en ucuz kaynağı ise süt ve süt ürünleri. Çin bunu fark etti ve süt üretmeye başladı.”

Kaynak : http://www.matli.com.tr/page.aspx?PageRef=0&lan=1&NewsRef=409

Dünya buğday ihracatı bu yıl 12,2 milyon tona ulaşacak

bugdayTürkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), Uluslararası Hububat Konseyi (IGC) verilerine göre, 2012/2013 hasat yılında dünyadaki toplam buğday ihracatının 12,2 milyon ton olacağının beklendiğini bildirdi.TUSAF Dünya ve Türkiye Un Ticareti Raporu’nda, sektöre ilişkin istatistikler ile IGC verilerine yer verildi.Buna göre, 2012/2013 hasat yılında dünyadaki toplam buğday ihracatının 12,2 milyon ton olacağının beklendiği, bu rakamın 12,9 milyon tonluk Şubat tahmininden yüzde 6 daha az olmasının en büyük sebebinin Endonezya’da 5 Aralıkta 200 gün süreyle ithal una yüzde 20 oranında getirilen vergi olduğu kaydedildi.Raporda, 900 bin ton buğday ithal etmesi beklenen Endonezya’nın Mayıs ithalat tahmininin 500 bin ton olduğuna dikkat çekildi.Raporda, “Endonezya hükümetinin 200 günlük sürece bağlı kalarak bu sürenin sonunda vergi politikasını değiştirdikten sonra dünya un ihracatının 2013/14 hasat döneminde yüzde 7 artışla 13 milyon ton civarında olacağı bekleniyor” ifadesine yer verildi.

 Özbekistan’ın ithalatı yüzde 15 düşecek Raporda, Kazakistan’ın ihracat potansiyelindeki düşüşün, un ithalatında birinci sıradaki Özbekistan’ın şubatta 1,5 milyon ton olan ithalatının yüzde 15 düşüşle 1,3 milyon ton olarak beklendiği, ithalatta ikinci sıradaki Irak’ın, Mayıs tahminlerine göre 1,2 milyon ton olan ithalat rakamının,2013/14 hasat sezonunda da korunacağı kaydedildi.ABD’nin ihracatı 420 bin tona ulaşacak Raporda, genellikle her sene 300-500 bin ton aralığında un ihracatı yapan Çin, ABD ve Rusya’nın bu seneki un ihracat rakamlarının, sırasıyla 400 bin,380 bin ve 235 bin ton olduğu bildirildi.Kazakistan’ın sadece 5 ülkeye ihracat yaparken Türkiye’nin, 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiği bilgisine yer verilen raporda, 2012 yılı içinde Kazakistan’ın 2 milyon 240 bin ton ihracatla 605 milyon dolar, Türkiye’nin ise 2 milyon ton ihracatla 843 milyon dolar gelir elde ettiği kaydedildi.IGC istatistiklerine göre ise 2012/13 hasat döneminde Türkiye ve Kazakistan’ın,buğday karşılığı olarak 2,8 milyon tonla aynı sırada yer aldığı, geçen hasat döneminde Kazakistan’ın buğdayının tükenmesinin Türkiye’yi avantajlı hale getirdiği bildirildi.
“Türkiye’de bu yıl 17,6 milyon ton buğday üretilecek”Öte yandan yine TUSAF tarafından hazırlanan Buğday Raporu”nda, IGC verilerine göre, 2013/2014 döneminde dünya buğday üretim öngörüsünün 683 milyon ton olduğu, ABD Tarım Bakanlığının bu konuda tahminlerinin ise üretimin yaklaşık 698 milyon tona ulaşacağı yönünde olduğu bilgisine yer verildi.Buğday üretiminde aynı hasat döneminde dünyada yüzde 4 artış beklendiği ifade edilen raporda, yağışlı hava koşullarına rağmen AB ülkelerindeki toplum üretim bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla 139,4 milyon tona ulaşacağı tahmini bildirildi.ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de buğday üretimi geçen seneye göre yüzde 13,5 artışla 17,6 milyon ton seviyesinde olacağının öngörüldüğü belirtildi.
Raporda, “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, TÜİK verilerine göre şu anki buğday üretiminin bu şekilde gitmesi halinde 2013/14 üretimin 22 milyon ton civarında olacağını beklediklerini söylemiştir. TUSAF olarak bu seneki buğday üretiminin 18 milyon ton civarında olacağını öngörmekteyiz” ifadesi kullanıldı.
Kaynak : http://www.olaygazetesi.com.tr/haber/ekonomi/-165421.html

Şemsi Bayraktar: Et ithalatına gerek yok

ciftlikTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretici ve market fiyatlarında ramazan boyunca önemli bir artış yaşanmadığını söyledi. Bayraktar, TZOB Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, ramazan ayı süresince tespit edilen üretici ve market fiyatlarını değerlendirdi. Spekülasyonun önüne geçmek adına ilgili kurumların gereken hassasiyeti gösterdiğini, asılsız haberlerle yapay fiyat artışlarının engellendiğini belirten Bayraktar, talep artışını fırsatçılığa dönüştürmeden, sağduyulu hareket eden tüm taraflara göstermiş oldukları hassasiyetten ötürü teşekkür etti. Ramazan ayı öncesinden başlamak üzere ve ramazan ayı boyunca TZOB tarafından yapılan uyarıların da etkisini gösterdiğini anlatan Bayraktar, en son açıklama yaptıkları 18 Temmuzdan bu yana gıda fiyatlarında önemli bir artışın yaşanmadığını kaydetti.


Son günlerde et fiyatlarının arttığı gerekçe gösterilerek et ithalatı yapılmasını sağlamaya yönelik maksatlı haberlerin basında yer almasının kendilerini üzdüğünü belirten Bayraktar, “Söylenildiği gibi et fiyatları artmamış, aksine az da olsa azalmıştır. Birliğimiz tarafından yapılan çalışmaya göre marketlerde dana eti fiyatları, ramazan ayında yüzde 3,41 oranında düşmüştür. Kuzu etinde yaklaşık yüzde 1 artış olmuştur. Tavuk etinde ise yüzde 10 gibi önemli bir oranda düşüş görülmüştür” dedi.
Et ithalatının ülkeye fayda sağlamayacağını vurgulayan Bayraktar, “Bazı çevreler et ithalatının önünü açmak istiyor. Et üretiminde bir problem yok. Buradan elde ettikleri tatlı kazanca özlem duyan kesimler, her fırsatta bu konuyu gündeme getiriyor” diye konuştu.
AA

Kaynak : http://www.konyayenigun.com/haber/66347/Semsi_Bayraktar_Et_ithalatina_gerek_yok.html

Çin ve Rusya’dan Yeni Zelanda’ya Süt Ambargosu

cinrusyaÇin ve Rusya’nın, Yeni Zelanda’dan gelen süt ve süt ürünlerinde “sağlığı zararlı olabilecek maddelere rastlanması” üzerine bu ülkeyle ithalatını durdurduğu bildirildi. Dünyanın süt ve süt ürünleri üretimi alanında en büyük şirketlerinden Fonterra’nın bebek mamaları, sporcu içecekleri ve diğer ürünlerin de yapılan testlerde gıda zehirlenmesine neden olabilecek bakteri bulunmasının ardından, firmanın 7 ülkeye sattığı yaklaşık bin ton ürününün kusurlu olabileceği kaydedildi.
EN BÜYÜK İTHALATÇILAR
Olayın patlak vermesinin ardından süt ve süt ürünlerinde Yeni Zelanda’nın en büyük ithalatçısı konumundaki Çin ve Rusya’nın şirketin ürünlerini almayı durdurduğu kaydedildi.Yeni Zelanda hükümeti ise ürünlerdeki zehirlenme iddiaları üzerine olayı araştırmak için 60 kişilik ekip görevlendirdi. Ürünlerde test yapılmasının ardından ilk belirlemelerde herhangi bir zehirlenme vakası bilgisinin gelmediği bildirildi.
Şirketten yapılan açıklamada ise Çin’in ihracatını askıya aldığı belirtilerek, bu yasağın süt tozu ve diğer bazı ürünlerde geçerli olmayacağını kaydedildi. Dünyanın süt ve süt ürünleri üretiminde dördüncü büyük şirketi Fonterra’nın yıllık geliri yaklaşık 16 milyar dolar.

Kaynak: aksam.com.tr  Alıntı : http://www.uydulife.tv/dunya’dan-haberler/123465699-cin-ve-rusya’dan-yeni-zelanda’ya-sut-ambargosu.html

Hollanda’lı Tarım Bankası Geliyor.

rabobank

Hollandalı Rabobank, Türkiye’de mevduat bankası kuruyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), hakim ortağı Rabobank International Holding’in olacağı, 300 milyon dolar karşılığı Türk lirası sermayeli mevduat bankası kurulmasına izin verdi.

Rabobank  tarım müşterilerin farklı ihtiyaçlarını anlamak için deneyim ve bilgiye sahip olup tarım döngüsel doğası, bir yüzyılı aşkın Gıda ve Tarımı finanse etmektedir. Tarımda ne olursa olsun,  kırsal bankacılık finans yöneticileri benzersiz hedeflerinize ulaşmak için  her aşamada yardımcı olacak nitelikli personele sahiptir. Rabobankta finansal ürün, hizmet ve uzman bilginin geniş bir alanı vardır. Rabobank en büyük kırsal kredi ve dünyada gıda ve tarım sektörlerine kurumsal finansal hizmetler veren önemli bankalardan biridir.  Daha derin bir anlayış ve başka bir banka ile bulamayacağınız daha güçlü ilişkiler inşa edebilirsiniz. Ülkemize ve tarım ve hayvancılıkta uğraşan çiftçilerimize hayırlı olsun. Ancak tarimsal.net olarak tavsiyemiz. Başlangıçta banka müşteri kazanmak amacıyla piyasaya girebilmek için cazip tekliflerle, faizlerle v.s çalışmalarına başlaycaktır. Ama yinede ilgili protokolleri, sözleşmeleri dikkatlice okuyunuz. Sonuçta Rabobankta bir bankadır. 

2012 Hayvancılık Desteklemeleri Hakkında Uygulama Esasları Tebliği (No: 2013/29)

Hayvancılık  Desteklemeleri Hakkında Uygulama Esasları Tebliği (No: 2013/29)

Sayfa 4 → 2881234567Son Sayfa »