NESLİ TÜKENME TEHLİKESİ ALTINDA YERLİ ÇİFTLİK HAYVAN GENETİK KAYNAKLARIMIZDAN EŞEK VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE EŞEK IRKLARI

 

Prof.Dr.M.İhsan SOYSAL

  

            Ülkelerin folklor ve kırsal yaşam biçimlerinde önemli bir yeri olan günümüzde bu yerini rekreatıf (eğlence) maksadıyla kullanıma terk eden eşek ırkları yok olma tehdidi altında. Avrupa Birliğinin önemli bir Yerli Hayvan Gen Kaynakları Koruma Konulu Sivil Toplum Kuruluşu olan SAVE Vakfı (Save foundation) kısa adı ile bilinen Avrupa Tarımsal Çeşitliliği Koruma (Safequard of Agricultural Varıety ın Europa)daki kuruluş ve Avrupa Nadir Irklar ve Tohumlar Gözlem Enstitüsü (Monitoring Institute For rare breed and seeds ın Europea) isimli kuruluş 2008 yılında yayınladığı raporda A.B Eşek Irklarına ilişkin sayım, açıklama, eylem planı, geliştirilmesine ve ırkların yok olmaktan korunmasına ilişkin bir rapor hazırladı. Aşağıdaki bilgiler büyük ölçüde bu eserden derlenmiştir (http://www.save-foundation.net).FAO’nun Gida ve tarım için Dünya hayvan genetik kaynaklarının durumu isimli [B.Rischovski,D.Pilling (2007) The state of World’s Animal genetic resources for food and agriculture ,FAO2007]eserinde  Dünyada toplam 41 milyon baş dan oluşan bir eşek populasyonu ve  150 Eşek ırkından sözedilmektedir.Bu değer Dünyadaki toplam türlere göre ırk sayısının % 3 ünü oluşturmaktadır.Dünya eşek populasyonunun  %28 i Avrupa&Kafkasyada; %27 si  Afrikada,,%20 si Latin Amerika&Karaiblerde ;  %12 si Orta&Yakın doğudadır. Dünyada yerel ırk kategorisinde (yanı sadece bir ülkede yer alan)140 eşek ırkı bulunduğu bunun % 17,39,40,21,16 sını sırası ile Afrika,Asya,Avrupa&Kafkasya,Latin Amerika&Karaıb ve Orta&yakın doğu da yer aldığı belirtilmektedir.Ayni eserde Dünyada Bölgesel sınır aşan ırklar (Yani FAO Evcil Hayvan ırk bölgelerinde birden fazla ülkede yer lan Eşek ırk sayısı ise 10 olarak belirtilmektedir.

            Evcil Eşeğin ceddinin Afrika yabani eşeği olduğu bilinmektedir. Eşek Kuzey Afrika’da 8-9 bin yıl önce evcilleştirilmiş, Fas yoluyla İtalya ve İspanya’ya girmiş Romalılarca Alpler üzerinden Kuzey ve Doğu Avrupa’ya yayılmıştır. Eşeğin evcilleştirilmesinden itibaren kullanım amacında çok az değişme olmuştur. Günümüzde ırklar öncelikle nakliyede çeki ve biniş hayvanı olarak kullanılmaktadır.

            Morfolojik bakımdan ırklar arasındaki farklılık bulunduğu coğrafi bölge ve yetiştirilme amacına bağlıdır. Diğer türlere göre pedigri kayıtları daha azdır. Genellikle ırklar hakkındaki tanıtıcı bilgiler azdır. Bütün bunların ötesinde sayısal olarak azalışları akrabalı yetiştirme tehlikesi nedeniyle yok olma riskine yol açmaktadır. Hastalıklara direnç, dayanma gücü folklora konu olan göreceli olarak sevimli imajı ile özel bir değere sahiptir. Avrupanın bazı ülkelerinde eşek eti tüketilmektedir. Sütü özellikle albümince zengin olup bazı özel besleme dietlerine uygundur. Avrupa da son yıllarda sütü özgün bir ürün olarak dikkat çekmektedir. İtalya ve Fransa da eşek sütünü niche (özgün), bir ürün olarak içeren kozmetik ürünler rağbet görmektedir, Eşek derisi eskiden parşömen olarak kullanılırda. Erkek at dişi eşek melezlemesinden elde edilen katırın dayanıklılık ve iriliği ile göze çarpan çeki gücü niteliği için kullanımı nispeten günümüzde azalmıştır.

            Eşeğin rolünü günümüzde makine almıştır. Ancak hala ilaç tedavi, hobi kısmen et ve süt üretimi az sayıda ırkın sürmesine olanak vermiştir.

            A.B’da eşek sayısı hızla azalmaktadır. AB güney ülkelerinde eşek yaşlı insan nüfusunca muhafaza edilmektedir. Ancak Güney ve Orta Avrupa’da hobi ve eğlence hayvanı olarak  sayı artışı söz konusu olmuştur. Eşek arkadaşları içeriğinde kulüpler söz konusu olmaya başlamıştır.

            Sonuç olarak 24 AB ülkesinde 58 ırk söz konusudur. Hemen hemen tüm AB ülkelerinde ve özellikle Bulgaristan ve Yunanistan gibi Eşeğin kullanımı geleneği olan ülkelerde bir ırk ayrımı yapmaksızın eşek genel adı altında bildirilmektedir.

            Mesela Yunanistan’da son 50 yılda sayı % 96 düşmüştür. Eşek ırklarının çoğu Fransa, İspanya, İtalya’dadır. Ancak her ırktan birey sayısı 500’ün altına düşmesi söz konusudur. Bu rakam FAO kriterlerine göre yok olma tehlikesi altında demektir. Mesela sadece Portekiz’den Dınarik ve Burro de Miranda ırkı 1000’in üzerinde sayıdadır. Türkiye’deki TUİK verilere göre 1992 de 217000 genç, 676.553 yetişkin olmak üzere 894.445 eşek söz konusudur. Bu sayı 2008 de 247.000’ı yetişkin 82.475 i genç olmak üzere toplam 329.000’e düşmüştür. Buna göre 14 yılda sayı % 37 azalmıştır.

            Eşek ırklarının korunması konusunda en büyük güçlük resmi kurumların bu ırkı çiftlik hayvanı kategorisinde saymamasıdır.

            Bu sürecin en belirgin sonucu  olarak belkide isminin sahip olduğu imaj nedeni ile  çeşitli teşviklerden yararlanamamaktadır. Bu konudaki AB’deki tek ekonomik gelir kaynağı süt verimi yada terapik niteliği ile gezi ve eğlence maksadı ile kullanımdır. Sözü edilen bu faaliyetlerin daha ziyade varsıl bölgeleri kapsadığı aşikardır.

 

Eşek Irkları Korunması Konusunda Gerçekler ve Koruma Eylemi Planı Oluşturmaya Olan İhtiyaç

 

 

Eşek Irkları Koruma Konusundaki Tedbirler

 

            Eşeğin kaybolan itibarını tekrar kazandırmak rahmetli Barış MANÇO’nun şarkısına konu olarak itibarını yeniden kazanması için şu tedbirlere gerek vardır.

 

 

Eşekler düşük proteinli yüksek elyaflı yemleme rejimine gerek duyar. Eşeklerde yanlış beslenme ölümlerle sonuçlanabilen sağlık problemlerine yol açar. Eşeğin doğal tabiatı çöl iklimidir. Bu durum onun nasıl düşük proteinli bilhassa bitkisel yemleri değerlendirmedeki yetisini açıklar. Bu durumda yüksek proteinli yemleme ile kolayca yağlanabilir. Eşeklerde boyun yumrusu (neck roll) probleminin ana nedeni budur. Boyun yumrusu asıl olarak  yağ olup bir kere oluştukdan sonra giderilemez. Dolayısıyla boyun yumrusu yetersiz bir beslenmenin işaretleyicisidir. Yüksek proteinli beslenen eşeklerde toynak problemlerinin yol açtığı ağrı ve topallık görülür. Bu nedenle eşek yiyeceklerinin % 5’in altında protein içermesi önerilir. Timoty ( çayır kelp kuyruğu; Phleum pratense)samanı ve Bermuda çim ( Köpek dişi;cynadon dactylon)  samanı bu konuda ideal çözümdür. Eşeklere asla yonca samanı verilmemelidir. Çünkü yüksek protein içeriği ile sağlık sorunlarına yol açar.

      Eşekler yaklaşık günde vücut ağırlığının yüzde 1 yada 1.5’u düzeyinde yemlenmelidir. Bunların saman ı günde 2-3 öğüne verilerek sindirim sorunlarından kaçınılır. Mineral tuz blokları eşekten her zaman ulaşacağı erişimde olmalıdır. (Bobbie, Benton, The proper Diet for,donkeys:http://animalhusbandry.suite101.com/article.cfm/the_proper_diet_for_donkes).

 

       Eşek Ana vatanı Afrika ve Asya olup Eski Mısırda M.Ö 4000’herde evcilleştirilip doğduğu düşünülüyor. Avrupa’daki eşeklerin M.Ö.2000’de Anadolu’dan gittiği rivayetlerde vardır. 18.YY’da önemli bir yere sahiptir. Semerkant adına kaynak teşkil etmiştir. Ülkemizde Merzifon eşeğinin semerinin özellikle Çorum İskilip’de yapıldığı bildirilmektedir. Merzifon eşekleri nispeten yüksek rakımda bulunduklarından sert sesli anırması ile meşhurdur. Mevlana’nın ünlü bir eserinde “bülbül dağa karşı şakırsa dağdan karşılık karga sesi gelmez,aynı şekilde insan sesine dağ eşek anırışı yankısı ile cevap vermez; eşek anırışı duyarsan bilki sende anırmışsındır” diyor.Şeyhi isimli ünlü ozanımızın “Harname “isimli eserinde tarif edilen yetersiz beslenen eşek artık gen kaynağı olarak korunmayı gerektirecek hale geldi. Hazır bu konuya girmişken gülmece edebiyatımızda önemli yeri ola Nasreeddin hocanın hep eşeği ile birlikte yadeldiğini; 16 yüzyıla ait bir atasözleri kitabında “Ermişlerin bineği geyik bilginlerin bineği eşektir “sözlerini de hatırlamakta yarar var.Dünyada 59 milyon eşek ve katır varlığı tahmin ediliyor. Bunların çoğu gelişmekte olan ülkelerde bulunmaktadır.En yaygın renk gri olup ardından kahverengi, siyah, kırçıl ve kahverengi beyaz yada siyah beyaz benekli renkler görülür. Renk ve genel yapı açısından en dikkat çeken ırk Fransa orijinli Poltou’dur. Bu ırk kalın tüylü derili, geleneksel olarak donuk mat ve Kahverengi doru renktedir.

Afrika kökenli ırklar Kızıl denizin güneyi, Akdeniz sahilleri Sahra çölü arasında yayılmış olup iki ayırıcı türü bulunur. Nubya yabani eşeği ve Somali yabani eşeği .Asya kökenli ırklar ise Kızıldeniz, Kuzey Hindistan ve Tibet’e varan geniş yerlere yayılmıştır. Asya’da çok değişik yükselti ve iklim kuşağındaki yayılışına bakarak Asya yabani eşeklerininde birden çok grup oluşturmuş olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak günümüzde yok olma tehlikesi altındadır.

      Eşeklerin tarihi ipek yolunda Akdeniz Pasifik arasında yük getirip götürdüğü bilinmektedir. Bu mesafe birkaç yıllık yolculuğu gerektiren 6400 kmdir. Bu olgu bu ırkın dayanıklı çekiç gücünü gösterir. Netice itibariyle küçük Asya’da ve Ege’de nihayetlenen bu yolculuk’ta birçok eşek ırkının melezlenmesi söz konusu olmuştur. Eşek Akdeniz ülkelerinde dar patikalarda yürüme yeteneği ile bağ, bahçe, çeki gücünde çok özgün tercih edilen mevkiye gelmiştir.

                                                                           

                                                                                                            Merzifon Eşeği

                                                                                 

                                                         Kıbrıs Yabani eşeği,Kaynak;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/308/97/97873.jpg

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                   Eşek,adası,Eşekleri;Kaynak;http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/sanalsergi/eylul07/40806.jpg

 

 

 

                                                                                 

 

           

                                                                                       Barok Eşek(Avusturya ,Macaristan)

 

                                                                               

                                                                               

 

                                                                                                     Kıbrıs Goidori ırkı

 

  

                                                                                    

                                                                                                   Fransada bulunan Poitou Eşek ırkı

 

 

                                                                              

                                                                                            Sardunya (İtalya ) Albino Eşek ırkı

                                                                                         

 

                                                                                                           Fransa Re ada eşek ırkı

 

    SAVE isimli kuruluşun A.B ülkeleri için yaptığı etüde 24 ülkede 58 ırk tanımlanmıştır. Hemen hemen ülkelerin tümünde herhangi bir ırk adı zikredilmeksizin genel olarak eşek (common donkey) tanımlamasına giren grupta söz konusudur.

(http://www.save-foundation.net).

            Bu durumun ana nedeni eşek için ırk kavramının özellikle ve sadece katır yetiştirmenin söz konusu olduğu yerlerde güçlü ve büyük yapılı eşek ırklarına ve bu arada belli görünüşte kısraklara sahip at ırklarına gereksinim duyulması hususudur.

            Avrupa için diğer alanlarda eşek ırkları et ve çeki için yetiştirildiğinden özellikle vücut büyüklüğü söz konusu olduğunda göreceli olarak basit üreme yeteneği ve özel yetiştirme hedefleri ve yetiştirildiği yerlerin coğrafi özellikleri geniş bir çeşitliliğe yol açmıştır. Daha açıkçası diğer çiftlik hayvanları ırkları için tipik renk ve dış görünüş söz konusu olduğu halde eşek ırkları için durum böyle değildir. Ancak yinede varyasyonun olduğu ırklarda omurga üzerinde ince şerit çizgi, omuzda çapraz çizgiler ayak da zebra şerit desenleri gibi primitif renk ve işaretlerde görülür.

            Eşek son birkaç yıldır “Hipoterapi”adıyla eğlence ve gezi (traking) için tekrar popüler hale gelmek üzeredir.

 

EŞEĞİN ZOOLOJİK SİSTEMATİKDEKİ YERİ

 

            Eşek tek tırnaklılar; ungulate (perisso dactyla) takımında, At benzeri (Hıppomorpho) takımına ait At ailesi (Equidae) familyasındandır. Bu familya At (Equus) cinsi (genus) ile birlikde Yabani At (Equus caballus yada Equus preevalskı) ,Yabani Eşek (Equus hemonıus) Eşek (Equus asinus) Zebra (Hıppo tıarıs) ve Grevyzebica (Equus grevya) gibi beş alt cins (under-genera) içerir. Aşağıdaki şekil eşek cinsinin evrimini gösterir.

 

                                                      

                                                                                                         Şekil 1. Atgiller (Equides)’ın Evrimi

 

   

                                                                                           

                                               Onager adı verilenSuriye ,İran,Pakistan,Hindistan Asya çollerinde yaşayan asya yabani eşek(Equus hemionus)

 

 

 EŞEĞİN ATALARI (Phylogeny)

 

            Evcil Eşek (Equus asinus) ın ataları Afrika yabani eşeğidir. Bunlar Kuzey Afrika yaban eşeği (Equus asinus atlanticus) Nubian yabani eşeği (Equus asınus africanus) ve Somali Yaban Eşeği (Equus asinus somelicus) gibi üç gruba ayrılır. Equus asinus atlantıcus  Romalılar devrinde yok olmuştur.

            Halen mevcut evcil eşeğin (Equus asinus asinus) muhtemelen Nubya yabani eşeğinden türediği varsayılır. Bunlar kum renkli belirgin omurga üzeri sırt çizgisi (Eel stripe)ne beyaz ayaklara ve omuzdaki (+) çapraz çizgiye sahip olup cidago yüksekliği 110-122 cmdir

 .                                                                                 

 

             Somali eşeği açık kırmızı renkli, omuzda çapraz çizgisi olmayıp ayaklarda şerit çizgiler bulunur ve 130-140 cm yüksekliktedir. Halen birkaç yüz Somali Yabani Eşeği mevcut olup yok olma tehdidi altındadır.

                                                                                    

                                                                                          Resim 2. Equus Asinus Somelensis (www.tierdoku.com)

 

             Öte yandan Asya Yabani Eşeği diye bilinen (Equus hemionus) Onager olarak adlandırılan grubun Uralların batısındaki steplerde Kazakistan, Türkmenistan (Equus Hemionus Kulan,) Moğolistan, Kuzey Çin (Equus Hemionus) ve Suriye (Equus Hemionus Hemippus), İran (Equus hemionus onager), Irak, Pakistan, Batı Hindistan (Equus Heminous Khur) yayılan değişik izole alanlarda bulunan alt türleri bulunur.

            Buz çağında yaşayan Avrupa Yabani Eşeğinden de (Equus hydruntinis) söz edilmektedir.

 

KATIR VE BARDO (HINNIES)

 

            Equid familyasında en popüler melezleme At ve Eşek arasındadır. M.Ö 3.Yüzyılda olmuştur. Kuzeyden yayılan At ile Güneyden yayılan Eşek bu alanlarda bir arada bulunmuş ve melezleme olmuştur. Eşeğin kromozom sayısı 62, Atın 64, Zebranın (Eguus Grevy) 46’dır. Bu melezler ana ırkın ve baba ırkın özelliklerini bir araya getirir. Katır Eşekten daha güçlü fakat daha az sinirli ve Ata göre hastalıklara daha dayanıklıdır. Bu olgu heterosis (melez azmanlığı) sonucudur. Dişi Eşek Erkek Atın (Aygır) melezi olan Katır eşeğe nazaran Ata daha çok benzer.

Erkek At dişi Eşek melezi Bardo (hinny) ye nazaran Katırın daha çok oluşum nedeni yetiştiricilerin çok sayıda dişi değilde bir erkek muhafaza ederler. Erkek Eşekler çiftleşme konusunda dişi At ile melezleme konusunda Aygırın dişi Eşekle birleşmesine nazaran daha istekli bulunurlar. Erkek Katır sterildir. Dişi Katırlar nadiren döl verimli olabilir. Dişi Katırın Aygırla birleşmesi halinde döl verimi başarı olasılığı daha yüksektir.

            M.Ö.2000’de Eşek Etruskler aracılığı ile  Fas, İspanya, İtalya üzerinden Avrupaya yayıldı. Apenin yarım adasında M.Ö 2000’lere tarihlenen duvar resimlerinde Eşek’e rastlanmaktadır.

            Romalılar Eşeği Futuhat seferlerinde İspanya, Macaristan, Almanya, İngiltereye götürdüler. Romanın devri kapandıktan sonra önemini kaybetse de şarap ve zeytin tarım alanlarında ayaklarının sağlamlığı, yük taşıma yetisi ile dağlık alanlarda tarımda önemini korudu. Özellikle Orta Avrupa da, Orta Asya da Manastır rahiplerince tarım yük taşıma vb. nedenlerle tekrar önem kazandı. M.Ö.yüzyılda Hindistan, Malezya adaları Çin ve Moğalistana tekrar yayıldı. 16.yüzyılda İspanyollar Atı Güney Amerikaya getirdi.

 

                                                                                                    

                                                             Hinni(Erkek at dişi Eşek Melezi)Kaynak;http://en.wikipedia.org/wiki/Hinny#References

 

 

MORFOLOJİK KAREKTERİSTİKLERİ

 

            Diğer evcil hayvanların aksine Eşekte 7000 yıllık evciltme tarihinde önemli yetiştirme amaç değişikliği olmamıştır. Bu nedenle sistematik ıslah vb. sürece maruz kalmadığından yetiştiği bölgelere göre varyasyon gösteren dağılımı vardır. Evcil Eşek 80-480 kg arasında ağırlık arasında varyasyon gösteren ağırlıktadır.r. Cidago yüksekliği 80-160 cm arasındadır. Yaklaşık 30-35 yıl ömrü olmakla beraber daha uzunda yaşayabilir.

            Bardo (Hınnıes) ler Katırdan daha küçük olup Aygır ve Dişi Eşek Melezi olup erkek Bardo kısır olup dişi Bardo bazen döl verir.

 

EŞEĞİN EVCİLLEŞTİRİLMESİ

            Evcilleştirmenin M.Ö. 7000-6000 yüzyılda bugünkü Libyada olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla Eşek yok olmadan günümüze kadar intikal etmeyi başaran az sayıda Afrika Evcil türlerinden biridir ve halen dahi Kuzey Afrika göçebeleri (Bedevilerce) kullanılır.

            Mısır mitolojisinde Eşek önemli bir öge olup binlerce hayvanlık sürüler halinde yetiştirilirdi. Nil vadisinde M.Ö.  4000’de Eşeğin evcilleştirildiği anlatılmaktadır. Eski Mısır Mezar duvar resimlerinde Eşek gri ve omzunda çapraz çizgi ile resmedilmiştir. Geçmişteki Mısır döneminde (M.Ö.715-322) Mısır-Nubya Ticaret yolunda Deve değil de Eşek yük taşıma aracı idi. Göçebeler ve yerleşik tarım toplulukları Eşeği büyük ölçüde toprak işleme tohum ekme, değirmencilik yük taşımada tercih ettiler. Geç Mısırda Eşek figürü sadece Mısır kralları koruyucu tanrısı değil aynı zamanda fırtına, çöl, kötülük tanrısı “Set” in cisimleşmiş hali olarak negatif imaj kazandı.

            Mezepotamya da At evciltmede insanın kullanımına girmeden önce eşek çeki ve toprak işleme aracı olarak kullanıldı. Daha sonra At, Eşek melezi Katır bu taşıma ve çeki gücü işlevinde önemli rol oynadı.

            Eşek, At ve Zebranın kromozom sayısı sırayla 62, 64, 46’dır. Erkekler cinsi olgunluğa üç yılda ulaşır. Dişiler 1 yılda ulaşır.

            Eşleşme Nisan-Haziran aylarında olur. Çoklu doğum nadir olup 12-13 ay gebelik periyodu vardır. Eşek özellikle hastalık ve açlığa dayanıklılığı, kötü besleme koşullarına tahammül anlamında sabrı, azmi, ile dikkati çeker. Eşek yanlış muamele görürse tepebilir, ısırabilir. Aksi takdirde iyi bir yoldaştır. Eşek doğası itibariyle sürü hayvanı olup yalnız muhafaza edilmemelidir. Eşeğin ayaklarındaki sağlamlılık kaya vb arazide gezmeye mukavemeti onun tercih nedenidir. Eşek koku alma konusunda eşsiz duyuya sahiptir. Yabani Eşek su bulmada bu koku alma yetisini kullanır. Step hayata adapte olan Eşekte kulaklar uzar ve uzak mesafeden titreşimleri hisseder. Gözleri uzak mesafe görüşte iyi olmadığı halde çevreyi geniş açılı görür .Periferik görüş yetisi güçlüdür.

 

EŞEĞİN KULLANIM ALANLARI

 

            Tarım, Askeri maksatlarla çeki ve taşıma hayvanı olmaktan öte süt ve et’ide kullanılan hayvandır. Sütü inek sütüne göre daha çok şeker ve protein içerdiğinde bebekler ve hastalar için uygundur. Derisi parşömen olarak kullanılır. Özellikle Çin ve İran da et içinde yetiştirilir. Katırın önem kazanması ile iri Eşek yetiştirme önemi kazanmıştır. Eşek süt, süt ürünleri ve et ürünleri ile özgün bir ürün olarak pazarlanabilmektedir ( http://www.asinus.fr/lait/info.html veya http://www.lattediasina.it/).

 

            Hırvatistan da Eşek sütünün 100 mililitresi 6 Eurodur. Eşek terapi unsuru olarak da kullanılır (http://www.medi-ane.ch/)günümüzde Avrupa da sürücülük anlamında eğlence aracı olarak önem kazanmaktadır.

            Birleşmiş Milletlerin düzenlediği 1992 Rio Biyoçeşitlilik Anlaşmasının imzalanmasından sonra ülkeler tarımsal biyoçeşitliliği koruma yükümlülüğüne girdiler. 1996 Roma Dünya Gıda Güvenliği Deklarasyonu ile ülkeler Evcil Hayvan Genetik Çeşitliliğini Koruma kararı aldılar. Bu süreç içinde 1999 ve 2006’da Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının mevcut durumu saptanmaya çalışıldı. Bu çalışmalar Eşeği’de kapsamıştır. Bu çalışmalara göre Eşek için biyoçeşitliliği diğer türlere göre çok azdır. Bu raporlarda karakteristikleri saptanmış evcil hayvan ırklarının % 3’ü eşek ırklarıdır. FAO’nun hazırladığı Evcil Hayvan Biyoçeşitliliği Bilgi Sistemi (Domestic  Animal Diversity Information System; DAD-IS) göre Dünya 7 Bölgesinde 18 Eşek ırkı vardır.

 

Tablo 1. Dünyadaki Eşek Irkları ve Yüzde Dağılımı (FAO 2006)

   

 

Populasyon (%)

Irk Sayısı

Bölge

 

 

Afrika

26.9

26

Asya, Pasifik

37.6

32

Avrupa-Kafkaslar

3.7

51

Latin Amerika, Karaipler

19.9

24

Yakın ve Orta Doğu

11.8

47

Kuzey Amerika

0.1

5

Dünya

41 milyon Baş

185

 

 

Dünya Eşek sayısı giderek azalmaktadır. 1995’de sadece 77 Eşek ırkı tanımlanmışken günümüzde bu 185 olmuştur.

 

Tablo 2. Dünya ve Avrupa da 1995 ve 2000’de Eşek ırkları risk durumu.

 

 

Risk Durumu

1995

2000

Bilinmiyor

6

9

Kritik

7

5

Kritik-Bakımda

0

0

Tehlikede

0

5

Tehlikede-Bakımda

0

1

Risk yok

3

3

Yok Olmuş

0

4

Toplam

16

27

 

FAO’nun ırkları yok olma tehlikesi sınıfları şu şekildedir.

 

Yok Olmuş                  Eşleştirecek erkek ve dişi yok

Kritik                           100’den az dişi 5’den az erkek

Tehlikede                     1000’den az dişi 20’den az erkek

Rizk Yok                     1000’den az dişi 20’den az erkek

 

                                                                                    

 

   

Tablo 3. FAO’nun DAD-15 veri tabana göre tanımlanmış ırkları dağılımı(Mor renk yok olanları pembe renk verisi olanlar,koyu mavi veri si bulunmayanları,  açık mavi yaklaşık verisi olanları gösterir

 

 

Mason’isimli araştırıcının bu sahadaki ünlü eserinde ;Dünya Evcil Hayvan Irk ve Varyeteleri tipleri sözlüğünde 114 Eşek ırkının resmi vardır. Bunların yarısı Avrupa da bulunur.

                                                

 

                                                                                     Şekil  Avrupada Ülkelere göre eşek ırk sayıları

    

                                                                              

                                                                           Tablo :Avrupada ülkelere göre tanımı yapılan ırklar ve sayıları

 

   

                                               

                                                          Fransa ,İtalya ve İspanyada Eşek ırklarına göre Kayıt sistemine dahil olan birey sayıları

 

  

                                                         

                                                                                      Çeşitli Avrupa Ülkelerinde Eşek ırkları

 

 

                                                                             

                                                                                           Resim ;Katır

 

   

                                                                              

                                                                                     Resim  ;Bardo

 

 

                                                                                    

 

                                                                      Mısır tanrısı set (www.rahorakhty.co.uk/magic/images/seth.h5.jpg)

 

 

                                                                                              

 

                                                                                                                   Eşek sütü

 

 

MERZİFON EŞEĞİ

 

            Merzifonun tüm köylerinde bulunmakla beraber Akören  Yakacık, Tellioğlu, Dereciler, Büklüce de daha iyi numuneler olmak üzere Taşan  dağları güneyinde daha yaygındır. Özellikle ormandan odun taşımacılığında önemlidir. Sayıları giderek azalmaktadır.

            Siyah, Koyu kestane, Siyah-gri, Koyu-gri duman rengi dik kulaklı, düz sıralı, dolgun kalçalı vücut uzunluğu 150-180 cm arasındadır. Bacak uzunluğu 80 cm ön bacakların iç tarafında eşit ölçüde mühür benzeri damga bulunur. Ön ayakların ikisinde üst üste 1-1.5 cm genişliğinde yarım ay çizgi eşgali vardır. Boyun uzunluğu 55 cm’dir. Kulak uzunluğu 26-17 cm’dir. Canlı bakışlı olup her iki gözün üstünde hafif çakarlık bulunur. Göz çevresi burun çevresi açık renkli kafatası çevresi 80 cm’dir. Karın altı açık renkli, sırtta omuz sağrı arası siyah sırt algısı bulunur. Sağa ve sola ayrılan 25-30 cm uzunluğunda kama ya  benzer siyah çizgi (eşgali) bulunur. Kuyruk uzunluğu 60-65 cm arası olup ortalama 175-200 kg yük taşır.

            Genel olarak sakin iyi huyludur. Sahibine bağlı rahvan  yürüyüşlü üzerindeki kişiyi hoplatmayan, yalnız kaldığında sürüden ayrılmayan evini bulabilen yetenektedir. Yok denecek ölçüde nadiren çifte atar. Acıktığında, susadığında, başka eşek sesi duyduğunda, gördüğünde anırır.

 

 HAYVAN HAKLARI AÇISINDAN EŞEK

Söz hayvan haklarından açılmışken havya hakları kavramının  öncülüğüne ilişkin uygulamaların Osmanlı döneminde başladığını da belirtmeliyiz. İ.Özdemir’in bildirdiğine göre;XVII. Yüzyılda Osmanlı ülkesi (http://www.os-ar.com/modules.php?name=Encyclopedia&op=content&tid=501206) ni gezmiş olan Fransız avukat Guer, Şam’da hastalanan kedilerle köpeklerin tedavisine ait bir hastanenin varlığından söz etmektedir.Ayni eserde  Prof. Sibai ‘ye atfen eski vakıf geleneğinde hasta hayvanlarnı tedavi ve otlatma yerlerinin mevcut olduğu  ,Şam Vakıfları arasında, kedilerin yiyip uyuyacağı ve gezineceği yerler olduğu  belirtilmektedir.. Kuş haklarını koruma, Osmanlı döneminde onlara yiyecek temini için vakıf kurma, tedavileri için hastane yapma, bazı türlerini evcilleştirme ve kafeste saklama veya tam tersi olarak kafeslerden kurtarma , ömürleri boyunca besledikleri güvercinler için, ölürken vakıflar kurarak, kendilerinden sonra da (bu hayvanlara) yem serpilmesini sağlamak gibi.çeşitli şekillerde sergilenmişdir. .
Ünlü Fransız şair Lamartine  ülkesinde  başı boş bırakılan veyahut eziyet edilen hayvanlara Osmanlı mülkünde şefkat ve merhamet gösterildiğini bütün sokaklarda mahalle köpekleri için belirli aralıklarla su kovaları konduğunu belirtiyor.Bu geleneğin hala İstanbulda birçok yerde mesela Eminönü yeni camii önünde para ile yem alıp Güvercinlere  serpip onları besleme biçiminde sürdürüldüğünü görüyoruz .Mezarlıklardaki kuşların su içme yerleri ayrılması ayni kültürün ürünüdür.Cami duvarlarındaki kus yuvalama yerlerinin yapımı korunması da benzer bir hayvan hakları gözetimidir.Koşum,A [(2007) Din ve sosyal hayat;Diyanet aylık dergisi  Şubat 2007, Sayfa 38,Süleyman Demirel Üniv. İlâhiyat Fak;http://www.akyaka.org/download/islamda_hayvan%20haklari.htm ]Özellikle Osmanlılar devrinde sahipsiz hayvanların bakım ve korumasının devlet tarafından sağlandığı bu amaçla vakıflar kurulduğu da belirtmektedir.Ayni eserde ifade edildiğine göre hayvan haklarına ilişkin hukuksal normlar, Osmanlı Kanunnâmelerinde ilk dönemlerden beri yer almış bulunmaktadır. Sözgelimi, II. Bâyezid devrinde hazırlanan1502 tarihli Istanbul Belediye Kanunnamesinde” Ve ayağı yaramaz bârgiri işletmeyeler.,  at ve katır ve eşek ayağını gözedeler ve semerin göreler;ve ağır yük urmayalar; zira dilsüz canavardır” gibi bugünkü Avrupada gündeme getirilen  hayvan hakları kavramının 500 yıl önce Osmanlıda ele alındığını göstermektedir.Ayni kanunnamadeki”her kangısında eksük bulunursa, sâhibine tamam etdüre. Etmeyeni ve eslemeyeni gereği gibi hakkından gele;filcümle bu zikrolunanlardan gayrı her ne kim Allah Teâlâ yaratmıştır, hepsinin hukukunu muhtesip görüp gözetse gerektir”, hükümleri oldukça dikkat çekicidir. Koşum A.’nın ayni eseri İstanbul İhtisâb Kanunnâmesi, (Topkapı Sarayı,R. 1935, Vrk. 96/b106/b, md. 58,73;) ile   Akgündüz,A.’nın Osmanlı Kanunnaeleri  Ve Hukukî  Tahlilleri isimli eserine atfen. Osmanlı Kanunnamelerinde çeşitli örnekleri belirtmektedir.Yukarıda sözü edilen Koşum A’nın  eserinde benzer şekilde   II Bâyezid Devri Kanunnâmelerindeki  belirgin ifadelere dikkat çeki.mektedir,Bu konuda en ilgi çekici ifadeler  İsmet S.(1993)ye atfen belirtildiğine göre  ;Yirmiüç  Muharrem 1278 (31 Temmuz 1861) tarihli padişah iradesiyle yürürlüğe giren Zabıtaca Men’i Lazım Gelen Mevad Hakkında Zabıta Memurları ile Merkezde Bulunan Bilcümle Zabitanı Asakiri Zabtiye’ye Verilen Talimatın alt başlığında yer alan” Yük Taşıyan Beygir Hamallarının ve Merkepçilerin Sureti Hareketlerine dair kanun. Da er almaktadır(Hayvan Hakları, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1993, s. 165168) .

 

Fransız seyyah Jean Thevenot 1656 da Osmanlı mülküne ve bu arada istanbulda yaptığı gezide gördüklerini yukarda belirtilen hususlara ilaveten et için hayvan kesiminde acı verilmemesi için gösterilen özeni anlatmakta kasap ve fırıncılara vasiyet para bırakılarak bunların sahipsiz köpek ve kedilere et dağıttığından bahsetmektedir(14 eylül Pazar Hürriyet gazetesi;B.Aktuner).Benzer şekilde doğada yok olmasınlar diye Eşek adası gibi gayri meskun adalarda eşeklere  yaşam alanları sunma seçeneği de bir anlamda hayvan hakları gözetimi olarak nitelenebilir

Genel olarak açlık, susuzluktan ari olma, rahatsızlıktan ari olma, ağrı, acı, hastalıklardan ari olma, normal davranışlarını sergileme, korku ve stresten arı olma diye belirlenen beş temel özgürlük uygulaması bakımından İtalya da (Carta Dei Drıtti) denilen Eşek hakları bildirgesi deklare edilmiştir.

 

Eşek Hakları Bildirgesi

1-     Eşeğe barınma ve besleme şartlarına maruz kalma hakkı Eşek iyi durumda bulunmasını sağlayacak ortam ve içerikte besleme koşullarında olmalıdır.

2-     Sağlıklı yaşam sürdürme hakkının sağlanması, Eşeğin sağlığı ile ilgili tedbirler sahibinin görevidir.

3-     Adil iş yüklenme sürecine maruz kalmalı hayvana verilen iş onu doğal aktivitesi içinde olmak üzere ona aşırı güç yükleyen stres kaynağı içeriğinde olmamalıdır.

4-     Etik muamele görme hakkı. Hangi işlemde kullanılırsa kullanılsın doğal davranışları sergilemeye aykırı olmayan içerikte olmak üzere dövme, hakir görme vb. işlemler söz konusu olmamalıdır.

5-     Nakliye sürecinde strese maruz kalmama hakkı